Semerciler Çarşısı
Güncelleme: 8 Eylül 2020
Maraş Semerciler Çarşısı 2008 yılında kültür varlığı olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Tarihi Maraş Çarşıları bünyesinde yer alan çarşıda herhangi bir yapım ve onarım kitabesi bulunmadığından tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Vakıf kayıtlarında da herhangi bir bilgiye ulaşılamayan çarşının, Mimari özelliklerinden dolayı Dulkadiroğlu Beyliği’nin son döneminde inşa edildiği tahmin edilmektedir.
60 metre uzunluğunda bir sokağın iki yanına sıralanmış dükkanlardan oluşan Semerciler Çarşısı, doğu ucunda Bakırcılar Çarşısı ile birleşmekte ve ardından Maraş Çarşısı’na uzanmaktadır. Çarşının batı ucu ise Kıbrıs Meydanı’na açılmaktadır.
Bir nesil öncesine kadar tamamına yakınını semercilerin doldurduğu çarşıda bugün birkaç semer ustası zanaatını devam ettiriyor. Şehre uzak, geniş kırsal alanlarda çok sayıda köyde devam eden bağ ve bahçecilik işleri dolayısıyla Maraş’ta hayvanla yük ve yolcu taşımacılığı hala devam ettiği için meslek zor da olsa yaşamaya devam ediyor.

Bugün semerciler çarşısında başta bakır olmak üzere diğer turistik eşya satıcıları ağırlıkla yer almaktadır. Çarşıda semerciler dışında köşkerleri ve şehirdeki son külekçiyi yüzlerce yıldır değişmeyen geleneksel el sanatlarını icra ederken görebilirsiniz.
Yazımı şairler şehrinin ustalarından Elbistanli Ali Akbaş’ın büyülü mısralarıyla tamamlayalım.
Şöhretler Terzihanesi
Sıcak yatağında uyumak varken,
Açar dükkanını her sabah erken.
Demirci, kömürcü, marangoz, berber,
Eski bedestende semerci Ejder.
Dedim: Usta artık bırak şu işi!
Yüzü gölgelendi çatıldı kaşı.
Dedi: Ahiliktir bizim töremiz,
Kıyamete kadar yanar çıramız.
Pirimiz ne demiş semer üstüne,
Ne güzel yakışır himâr üstüne!
Gürgenden meşeden oymalı semer,
Sırtı keçe, alnı aynalı semer.
Bir taht gibi al aygıra vurulur,
Üzerine koç yiğitler kurulur.
İbrişim kuşaklı Bertiz uşağı,
İner gelir Alişar’dan aşağı.

Terkisine kızlar gelinler biner,
Aksu’ya kuğular sülünler iner.
Kırmızı bakırdan çeyiz dizerler,
Kalaylı tabakta kına ezerler.
Al önlüklü kısrak çalımlı kızlar,
Mor belikli, yüzü yalımlı kızlar.
Onun için hor görmeyin semeri,
Çağlar öncesinin insan hüneri.
Dünyada at nesli tükense bile,
Bu sanat geçecek hep elden ele.
Kolay bırakılmaz baba mesleği,
Müşterimdir nice insan taslağı.
Merkep terzisiyim diye kınama,
Her gün nice ünlü gelir yanıma.
Ateşten giyinir, kordan giyinir,
Milleti soyanlar burdan giyinir.
Bana diyorlar ki “çağ dışı adam”,
Kim ne derse desin, efendim ne gam!
Mektep çoğalmakla merkep azalmaz,
Dünyada bir kârı olan aç kalmaz.
Merkür’e, Merih’e başladı sefer,
Hâlâ semer yapar Maraşlı Ejder.

