Evliya Çelebi Seyahatnamesinde 1671’in Maraş’ı

9. Cilt : Anadolu, Suriye, Hicaz (1671-1672)

Evliya Çelebi, Hicaz’a yaptığı yolculuk sırasında geçtiği Maraş’a 10 ciltten oluşan seyahatnamenin 9. cildinde yer vermiştir. Aşağıdaki metin, seyahatnamenin Pertev Paşa Kütüphanesindeki eski harfli nüshası esas alınarak 1935 yılında Eğitim Bakanlığı tarafından Devlet Matbaasında yeni harflerle basılmış nüshasından alınmıştır. Evliya Çelebi’nin genelde günümüz diline sadeleştirilmiş metinleri biliniyor. Telif hakkı ortadan kalkmış bu eserin orjinal halini internette bulamayınca kitaptan alıp buraya eklemeye karar verdim.

1935 tarihli nüshada Arapça dua ve kitabeler eski harflerle bırakılmış sadece Türkçe bölümler günümüz harfleriyle yazılmıştı. Orjinal nüshada da Çelebi bu bölümlerin Türkçesini yazmamış olabilir. Ben bu bölümleri Arap harfleriyle yazıp hemen altlarına Latin harfleriyle okunuşlarını  ve kıt Arapça bilgimle yaptığım Türkçe çevirilerini ekledim. Eğik harflerle yazılan bu bölümler ve dipnotlar bana aittir. Osmanlıca ve Arapçaya hakim olan okuyucular hatalı bölümleri yorum olarak bildirebilirler.

Evsafı Kal’ayı Meraş

Kazası dağlarından gelüb Meraşa karib Nehri Ceyhuna mahlut olur. Ve sahra içre cereyan eden Nehri Karaçay garbında Nehri Ceyhuna mahlut olur. Andan bir saatte Kalai Marı İş peyda olup cümle halkını ol ejderha yedüği içün Marı İşten galat Meraş derler. Bir rivayette dahi Sultan Dahhakın şehri idi. Dahhak’in iki omuzlarına şeytan aşçıbaşısı suretinde hulul idüb bus idicek  mücrim ve gayri bigünah ademleri katl idüb beyinlerini mezkur yılanlara vire vire cümle halk acizmande olub Dahhaki, marı bedesti Gavei Ahenger katl iderler. Anınçün halkını Dahhak’in omuzunda  marlar yediği içün Mar’ı İş’den galat Meraş derler. Vechi tesmiyesi oldur. Zemanı kadimde Kayseri Rum Hükmu(n)de Ermeni padişahları binası bir şehri azim imiş. Baade hicretünnebevi kırk bin erkek ile Esved İbni Mikdad hazretleri gelüb kuvveti bazu ile feth idüb kalasın münhedim etti. Baade sene 921 tarihinde cümle halku akuru asi olub zabtu rabıtları mümkün olmamak ile Selim Şahı Evvel acem seferlerine giderken guzatı müsliminin ilerusinden ve gerusinden halkı rehzenluk idüb ahır salabeti şehinşahiden havf haşyet üzre olup payei serire rumalide kılub muti münkad olub yine evladı Zükadiriyiyeye vilayetleri ihsan olundu. Yine Süleyman Han asrında bir azim tuğyan isyan idüb memaliki Arabistandan ve Karamandan niçe yerler garet ettiler. Ahir fermanı şehriyari ile kal’ai kadim yerinde bir kal’a bina olunmak ferman olundu. Hala kal’ası bir bayır üzre şekli murabba bir küçük şeddadi bina kal’ai zibardir. Cürmü altı yüz adımdır. Ve bir topraklı püşte üzre olmak ile canibi erbaasında asla hendeği yoktur. Ve cümle kulledir ve kıble(ye) nazır şehre havale üç kat kapusı var. Ve bu Kapunın taşrasındaki kal’aların iki yanında birbirine nazır ziyah taşdan dörd dane mehib arslan tasviri vardır. Guya ziruhdur. Ve bu kapu üzre Kal’anın tarihi budur.

الحمد و ليلة الصلات على محمد خير العباد وعلى ليالى الامجاد وبعد امر قال اعز القدرية المعمورية سلطان البرين وخاقان البحرين سلطان سليمان جان ابن سليم جان سنه ٩١٥

El hamd ve leyletu’l salat ala Muhammed hayre’l ibadi ve ala liyali’l emced ve bade emri gala u Zulkadıriyetul ma’muriye Sultan-ul Berin ve Hakan-ul Bahrin Sultan Süleyman Han ibni Selim Han. Sene 915 ¹

Tarih(inde) ve bu kapunun içyüzünde kapular mabeyninde dizdar loncaında bir tahta üzre mastur olan tarih

Anınçün dedi hatif tarihini
Devamü izzü rif'at kıl ilahi

Diğer tarih amma tamir olunduğuna tarihtir.

Saklıya halk eyleye cümle elemlerden beri. Sene 1053

Ve bu uğrun kapu dahi şimale nazırdır. Amma daima mesduddur. Ve bu kal’a içi bir mahalle ve yüz toprak örtülü hurde evlerdir. Ve bir Süleyman Han Camii var küçükdür.  Ve şeb ruz dizdarı kapular mabeyninde sakindir. Ve cümle neferatı vardır. Ve bu vilayt eyaleti kadimdir. Anadoludan sonra budur. Amma kanun üzre Anadolu paşası üzre tasaddur eder. Tahtı Zülkadriyyedir. Ve vilayeti kadimdir. Selim Şah Mısıra giderken muti olmuşlardır. Ve Paşasının tarafı Padişahiden hassı hümayunu altı yüz yirmi sekiz bin dört yüz elli akçedir. ve eyaletinde cümle hasları bunlardır ki zikrolunur. Evvela Elbistan ve Bisni bunlardan cümle cürüm cinayet ve badiheva cümle eyaletinden senevi bervechi adalet kırk altı kırk yedi bin guruş hasıl olub kanun üzre beş bin akçede bir cebelüsi ile memur olduğu sefere eşer. Cümle kendü askeri iki bin müsellah asker olur eyaleti azimdir. Ve desti hükmünde olan sancaklar bunlardır. Evvela Ayintab Sancağı ve Malatya Sancağı ve Niğde Sancağı ve Kars Sancağı ve Samsad Sancağı. Bu beş sancak ile eyalet olmuşdur. Ve kendü sancağında alaybeğisi ve çerübaşısı ve mal defterdarı ve tımar defterdarı ve çavuşlar emini ve 170 çavuşları vardır. Bu mezkur esnafı menasıbların cümle asitanei saadetten rüusu hümayun ile alub zabt iderler. Amma Meraş defterkethüdasının hassı seksen yedi nin yedi yüz otuz akçedir. VE tımar defterdarının hassı 60200 akçedir. Ve Meraş sancağında timar ve ziamet cümle bin onsekiz kılıçtır. Amma cümle eyaletinde iki bin yüz altmış dokuz kılıç tımardır. Ve umera ve zuema ve erbabı timarın kanunları üzre cebelüleri ile cümle beş bin beş yüz asker olur. Ve bu askerin Meraş eyaletinde senevi hasılları doksan dörd kerre yüz bin ve yirmi üç bin on yedi akçe olur. Defteri sultanide böyle masturdur. Bu mezkur asakir bu kadar mali timar ve siametlerinden tahassul idüb alaybeğilerinin sancağı altında mevcud bulunmak şartile sefer eşerler. Ve bu Meraş Sancağı beş yüz akçe şerif mevleviyettir. Ve nahiye kuradır. Ve bervechi adalet senevi mahsulu sekiz dokuz bin guruş hasıl olur. Ve tahtı hukumetinde olan kazalar bunlardır. Evvela Kazai Meraş ve kazai şehir etrafı ve kazai Havsustol ve Kazai Güvercinlik ve Cihan nehrinin öte canibinde Kazai Yenice Kal’ası ve Kazai Zeytuniyye ve Kazai Bertiz ve Kazai Göynük ve Kazai Yürükan ve Kazai haruniye ve Kazai Andron ve Kazai Elbeğli. Bu cümle on iki kaza sancağı Meraşda mamur abadan kazalardır. Ve şehri Meraşda şeyhülismal ve nakibuleşraf ve sipahiyan kethüdayeri ve yeniçeriyanı dergahı ali serdarı ve dizdarı ve ayan eşrafı ve ulema ve sulehası vardır. Ve şehri MEraş cümle kırk iki mahalledir. Ve cümle dere ve depeler üzre bağlı ve bahçeli ve abı revan sovuk mai zülalli divanhanei alili sarayı alili on bir bin hanedir. Ve cümle toprak ve kireç örtülü ve kargir duvarlı evlerdir. Ve bu şehir kıbleden şimale bir dağ eteğinde vaki olmuş tuli yedi bin adımdır. Ve cümle otuz dokuz mihrabdır. Cümleden cemaati kesireye çarsu içinde Ada Camii tuli yüz elli ayakdır. Ve arzı elli ayakdır. Ve deruni camide on ameli payei ali üzre takı havernaklardır. Anın fevkında çam kirişler üzre sade tavandır. Ve üstü kireç örtülüdür. Ve iki kapusu var. Biri sağ canibde yan kapu biri kıble kapusu celi hattile

أشهد أن لا اله الا الله وأشهد أن محمدا عبده ورسوله

Eşhedü en la İlahe İllAllah ve Eşhedü enne Muhammeden Abduhu ve Resuluh.

Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed onun kulu ve elçisidir.

merkum olunmuşdur. Ve bir minaresi var. Kıble kapusı önündedir. Ve taşra sofaları vardır. ve taşra haremi vardır. Ve birkaç çınarı müünteha dirahtler vardır. Ve hareminde bir azim değirmen nehri cereyan idüb cümle cemaat andan tecdidi vuzu iderler. Andan Kal’a Camii ve Boğazkesen Camii ve Beğdudiye Camii ve Hatuniye Camiinin kapusı üzre böle tahrir olunmuşdur.(Tarih)

عمر هزالجامع المبارك شمس ماه خاتون بنت رستم ابن ناصرالدين بن زينالعابدين سنه

Ammare hazal camial mübareke Şemsimah Hatun binti Rüstem ibni Nasıreddin bin Zeynel Abidin sene

Nasıreddin bin Zeynel Abidin’in oğlu Rüstem’in kızı Şemsimah Hatun bu mübarek camiyi imar ettirdi. Sene

Ve ese Divane Camii ve Hazinedarlı mahallesindeki iki camiidir. Biri Hatibzade Camii ve biri Şadiyye Camii ve Kara Meraş Camii. Meşhur camiler bunlardır. Maada (cümle otuz dokuz mihraba varınca mescidlerdir) Ve her cami ve mesaciddesuhtevat höcreleri olduğundan maada on bir medrese (han) âm ile şöhrei şehir olmuş medarislerdir. Ve kırk mektebi sıbyan nihali can ebced (ders) (amma) medreselerde dahi şeyhülkuralar vardır. Ve medreselerin meşhuru bunlardır. Evvela medresei Beğdu ve (Medresei Taşlı ve Medresei Yenice Kal’a gayet mamurdur. Ve ayende ve eveddeye nimeti mebzuldür Muhammedi) imareti Ulu Camii ve imareti Kaderiyye. Ve hammam beşdir. Cümleden müüferrah ve pak ve hoş (hava) (hamami) ve Çarşu Hamamı ve Çukur Hamamı ve Boğazkesen Hamamı. Ve cümle altı handır. Cümleden mamur. (ve yine) çarşu içinde Acemler hanı ve ulu Cami kurbinde Müfti hanı. Ve cümle yetmiş çeşme zülaldir. Amma her evde birer mai cari mukarrerdir. Ve cümle bin kırk beş dekkakindir. Ve iki bezasteni dörder demir kapulu kargir binadır. Ve biri hala muattaldır. Ve mamur abadan olan sarayı alilerin eşbehi cümleden Paşa Sarayı cümleden mürtefi yerde vaki olmuş şahrah üzre bir seramed şahnişini var. Ve bir sarayı rana dahi Zülkadir oğlunundur. Güya ki bağı iremdir. Ve kapusı üzre tarihi budur ki beyaz mermer üzre celi hattile tahrir olunmuşdur.

Zülkadirzade Halil Bey ömrün olsun müstedam
Bu saray-ı dilkeşi kıldın muammer bittemam
Bilhurufi muceminden hanesinin tarihin
Hoş müferrah menzil olmuş bu sarayı babı gam
Sene

Ve bu şehirde niçe saraylar vardır. Amma bildiğimiz bunlardır. Ve bu şehrin abı havasının letafetinden halkının rengi ruyleri humret uzredir. Ve gayet zekiyyuttabi uleması vardır. Ve halkı gayet mahbub dosttur. Kaddi bala ve mahbubu rana civananın ekseri hacılar huddamıdır. Ve gayet münim kimesneler vardır. الكاسب حبيب الله (El kesibu Habiballah – Kazanç Allah’ın Sevdiği olmaktır) diyüb sevdakerlik iderler. Ve kelimatları lisanı Türkidir. Ve keseriya halkı türkmandır. Pak çuka esvablar ve katife kavuk külah üzre beyaz destarı muhammedi sararlar. ve kışı şedid olub halkı levendane olmak ile kırmızı boyalı kuzu derisinden Okçu Oğlu harvanileri giyerler. Ve bazı rical makulesi ol kadar muammer ve müsin olur. Kim kuvveti gitmiş ve heyeti bitmiş musahabet melaibden kalmış olur. Yine böyle iken çarşuyi hüsün içre bir dükkançede oturup ayende ve revende dilberana nazar etmek içün burnuna gözlüğün geçirüb: Be şu kuzucuk bizim Halim oğlunun oğlu mudur. Ah puh barekallah deyüb çeşim zekatı ile geçinen fakir natüvanlar var. Süal etsen behey baba bu civandan ne fayda desen bu beyti irad eyler (beyit)

Kocaldıkca gönül artar karagözlülere meyli 
Benim pir olası gönlüm kocaldıkca gönül ister.

Hatta Hazinedarlı mahallesinde bir piri natüvan var idi. Selim Han Mısıra giderken on bir yaşında idim.² Ilıcak belinde Osmanlı alayların seyir ettik deyu şehadet etdi. Ve hakir hayır duasın alub dest şerifin bus ettim. Ve cümle zenaneleri ayaklarına sarı çizme giyüb başlarına safi gümüş tas takye yahut zerduz sivri takye üzre endamlarına beyaz çarşaf bürinürler. Ve gayet hüsnü cemalde, lütfü itidalde olub kelimatları dürrü meknundur. Ve suku sultanide beyiu şirada ol kadar savtı hazin ile tekellüm iderler kim tüccar taifesi metaın değil belki canmetai nakdin yolunda hakirah idüb var ömrün sarf iderler. Ve bu şehrin mekulat meşrubatının memduhatından yav ve kış yirmi elvan üzümü mevcud(dur).  Cümleden kabak üzümü ve cem üzümü ve sarı üzümü kar altından çıkarub tenavül iderler. Ve narı Şehriban narından abdar ve danedar ve hoşhüvar(hoşgüvar)dır. Cemii vilayete ve hususa Sivasa niçe bin deve yükü nar Meraşdan gider. Ve sayir meyvesine dahi had hasır yoktur. Ve bir konak yeri bağ ve bahçesi dutmuşdur. Ve şehrin bağçeleri altından cereyan iden nehri Ergens abı hayattan nişan verir bir abı nabdır. Bu mai canbahşın tesirinden cümle halkı zinde ve ehli safa ve yarandan garip dülnüvaz kavimdirler. amma suhtevat tayifeleri sehil aşkıyadırlar. ve bu şehir türkistan şehirlerindendir. Ve iklimi rabidedir. Ve bu şehir kadim olduğundan kibarı evliyaullahı çokdur.

Ziyaretgâhı Meraş

Evvela serçeşmei fukara Deli Fakih Sultan meşhuru afakdır. Ve civarında Omuzlu Küçi Dede ve karşu canibinde bir bayır üzre Derdimend Baba Ulu sultan melamiyyundandır. Hatta Uzun Hasan Sultan Ebulfetih ile cenk esnasında iken buyururlar kim Uzun Hasan Sultan Mehmet oğlan seni kırar ha. Amma cebine koyar ha deyu keşfetmişlerdir. Hakka ki bir cengi azim olub Derdimend Baba Ebülfetih tarafından bulunub fütühatı azime olub tarihi كيد الخائنين (kayd-el hainin – Hainlerin entrikası) olmuşdur. Ve derdimend babanın altında çomaklı sultan ve kurbinde Maliş Üştür hazretleri sahabei kiramdandır. Hazreti risaletin silahşoru idi. Çapüksüvar bir farisülhayr kimesne idi. Tebük gazasında çeşmi şeriflerinin biri yırtılas olduğundan Üştür diyi mülakkab olmuşdur.Hazreti Alinin kemerbestesidir. At binen sipahiyanın silsileleri Malik üştüre müntehi olub pir olmuşdur. Ve karlı Baba ve Çem (Çeşm-i) Çerez Baba ve Meraşın yolu üzre kıble tarafında sofi dağı derler bir haylak dağdır. Ta nihayetinden Hazreti Ukkaşe menakıbı çokdur. Bir kubbei ali içinde medfundur. Azim ziyaretgahdır. Ve anda abı hayattan nişan verir bir kuyu var. Cümle ehli züvvaar andan nuş idüb hafakan derdine biemrillah devadır. Ve Ukkaşe hazretleri civarında Hazreti Resaletpenahın aşbazı Şeyh Cümcemeddin hazretleri Resaletpenahdan kemerbeste olmuşdur. Bu sultanlar Hazreti Ömer hilafetinde  Esved Bin Mikdad ile gelüb bu kal’a altında şehit olmuşlardır قدس ارواحهم  (Gadse Ervahihim – Allah ruhlarını kutsal kılsın). Ve Ukkaşe Hazretlerinin garbında görünen Kafir Dağı(Gavur Dağı) dibinde İbrahim Dede Hazretleri ve ziyareti Sadeddinin Teftazani hazretleri ve ziyareti manav Ali bin Balı Efendi Alaüddevle camiinde mefdundur.

Cümlesinin ervahı şerifleri şad ola. Bunları ziyaret idüb ve sulehayı ümmetden bazı canlar ile müşerref olub Zülkadiroğlu ile ve vali-i vilayet Nişancı  Osman Paşa ile vedalaşub ve refikler alub kıble tarafına 4 saat gidip…


¹ Bu bölümde birkaç hatalı yazım mevcut. Öncelikle ilk baştaki hamd bölümünün Arapça’da çok yaygın bir dua girizgahı olan Elhamdulillah vessalatu ala Muhammed Hayre’l İbadi (الحمد لله و الصلات على محمد خير العباد) şeklinde olması gerekir. Aksi takdirde İslam geleneğine aykırı bir şekilde övgünün de Peygamber’e olduğu anlamı çıkıyor. Yine قال اع şeklinde yazılan kelime metnin bağlamına göre kale manasında قلعة şeklinde olmalı. Bu değişikliklerden sonra kitabeyi şu şekilde çevirdim.

Övgü Allah’adır. Salat(Dua) kulların hayırlısı Muhammed’e. Zafer gecesinden sonra Sultan Selim Han’ın oğlu İki Karanın Sultanı ve İki Denizin Hakanı Sultan Süleyman Han Zülkadiriye Kalesini imar etti. Sene 915

Burada ikinci bir karışıklık ise 915(miladi 1509-1510) senesinde ve zafer gecesinden sonra kaleyi imar ettirdiği ifade edilen Sultan Süleyman Han’da ortaya çıkıyor. Zira Dulkadiroğulları 1515 yılında Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı’ya katılmıştır.

17. yy’dan beri basılan nüshalarda meydana gelen tahribatlarla bu karışıklar meydana gelmiş olabilir. Belki de Evliya Çelebi ilk haliyle bu hataları yapmış olabilir. İlk fırsatta kalenin kitabesinin fotoğrafını çekip detaylı incelemeye çalışacağım.

² Selim Han’ın Mısır Seferi ile Çelebi’nin Maraş ziyareti arasında 155 yıl vardır. Bahsettiği ihtiyar bu hesapla 166 yaşında olmalı.

Yusuf

Bilal'in babası... Mühendis, Elbistan, Bisiklet, Doğa, Tarih

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir