Maraş Alman Hastanesi

Son Güncelleme:

Alman Yardım Kuruluşu’nun Maraş Alman Hastanesi

Kaynak: Hugo Grothe – 1906/1907

Maraş Alman Hastanesi Gazipaşa Mahalesinde, bugünkü Şehit İlbey Caddesi’nde, Çocuk Bahçesi’nden Pınarbaşı’na uzanan sokağın kuzey tarafında, Doğu’da Hristiyan Sevdası İşleri Alman Yardım Kuruluşu (Deutscher Hilfsbund für Christliches Liebeswerk im Orient) tarafından kurulmuştur. Almanlar hastaneye, İncil’de adı sıklıkla geçen mekanlardan birinden esinlenerek Salem Hastanesi ismini vermişlerdir.

Salem Hastanesi’nden önce Almanların şehirde kiraladıkları iki odalı bir binada sağlık ocağı hizmeti verdikleri bilinmektedir. Bununla da ilgili yakın zamanda münferit bir yazı hazırlayacağım.

3 katlı, 15 erkek, 15 kadın ve 12 çocuk olmak üzere toplam 42 yataklı hastane, tamamen ahşaptan sanat değeri yüksek bir tasarımla inşa edilmiştir. Hastane 1900 yılında inşa edilmeye başlanmış, 26 Nisan 1904‘de hizmet sunmaya başlamıştır. Dönemin en gelişmiş aletleriyle donatılmış ameliyathane, doğumhane ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele üniteleri hastanede yer almaktaydı. Hastanenin batı tarafındaki poliklinik binası da taş ve ahşaptan, büyük hacimli ama sanatsal açıdan daha az kıymetli bir yaklaşımla inşa edilmiş olup 1912 yılında faaliyete geçmiştir.

Hastane açılmadan önce faaliyete başlayan sağlık ocağı. Foto altı notunda söyle diyor: Maraş’ta Doktor Kapısı Önünde. Kaynak: Paul Rohrbach (Ermenistan Coğrafyası ve Kültürü Hakkında)

Kurulduğunda hekimleri ve hasta bakıcıları Alman ve Ermeni olan hastanede hizmetli kadrolarında Türkler de yer almaktaydı. İlk yıllarda Ermenilere ve Türklere hizmet veren hastanede, Berlin-Bağdat demiryolu inşaatı sırasında Alman işçiler ve Birinci Dünya Savaşı yıllarında bölgede bulunan Alman askerler de tedavi edilmiştir.  Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup ayrıldıktan sonra tüm Türkiye’deki varlıkları gibi Almanların Maraş’taki yetimhaneleri ve hastanesi de 1919 yılında Amerikan Yakın Doğu Yardım Kuruluşu’na (Near-East Relief) geçmiştir. Bu tarihten sonra Türk doktor ve hemşirelerin de görev yaptığı hastane, Amerikan Hastanesi olarak anılmaya başlanmıştır.

Tamamen ahşaptan yapılan ve savaş sonrası bakımsızlığa terk edilen hastane binası, şehirdeki birçok misyoner eseri gibi 1950’lerde yıkılmış, yerine Vali Konağı inşa edilmiştir. Hemen yanındaki poliklinik binası 1970’lere kadar kütüphane olarak hizmet vermeye devam etmiştir. 1980’lerin başında yol genişletme çalışmaları nedeniyle hem kütüphane hem de Vali Konağı hastane ile aynı akıbeti yaşamış ve yıkılmışlardır. Hastanenin bugünkü yerinde  betonarme bir okul bulunmaktadır. Hastanenin hemen önünde görülen ve müslümanlara ait olduğu anlaşılan mezarlığın üstünde ise bugün apartmanlar yükselmektedir.

Doğu’da Hristiyan Sevdası İşleri Alman Yardım Kuruluşu

Alman Yardım Kuruluşu tarafından basılan Maraş temalı bir kartpostal

1895 yılındaki Ermeni olaylarının hemen ardından, 1896 yılında Pastör Ernst Lohhman ve Dr. Johannes Lepsius tarafından Frankfurt’ta kuruldu. İlk yıllarında sadece Osmanlı topraklarında  faaliyet yürüten kuruluş, Ermeni azınlıkların yoğun olarak yaşadığı şehirlerde yetimhane, okul ve hastaneler kurdu.  Günümüzde Doğu’da Hristiyan Yardım Kuruluşu ismiyle Ermenistan, Lübnan, Irak, Suriye ve Almanya’da faaliyetlerine devam etmektedir. Maraş’taki faaliyetlerine de 1896 yılında başlayan kuruluş hastane dışında, yetimhane ve eğitim işleriyle de uğraşmıştır. Kuruluş o dönemler Maraş’ın önemli binalarının, sokaklarının ve sosyal dokusunun yansıtıldığı çok sayıda kartpostal basarak tüm dünyaya dağıtmıştır.

Gündoğumu Dergisi (Sonnen-Aufgang)

Sonnen-Aufgan 1917 Ocak Sayısı

Hastaneyi kuran Alman Yardım Kuruluşu’nun 1899’da yayın hayatına başlayan Gündoğumu (Sonnen-Aufgang) isimli aylık dergisi o dönemler tüm misyonlarından mektup, fotoğraf ve haberler içeren bir yayın politikası izlemiş. Derginin neredeyse 1919’a kadar olan tüm sayılarında Maraş’tan haberler ve bilgi notları yer almaktadır. Aşağıda Derginin 1917 Ocak sayısında yer alan iki mektubu Türkçe’ye çevirmeye çalıştım. Vakit buldukça dergideki diğer yazıları da çevirmeye devam edeceğim.

Bu yazıda yer alan fotoğrafların pek çoğunun kaynağının bu dergi olduğunu belirtmek lazım. Gösterişli yapısıyla Maraş Alman Hastanesi şehrimizde görev yapan Stanleyy Kerr gibi misyonerlerin ve Hugo Grothe gibi arkeolog ve seyyahların fotoğraflarında da yer almaktadır.


Alman Askerlerimiz Salem Hastanesinde

Maraş, 8 Kasım 1916

Uzun süredir memleketimize hizmet etmek istiyorduk. Tanrı şimdi burada yoldaşlarımızın bulunduğu Türkiye’de bu şansı bize sundu.

Kaynak: Sonnen-Aufgang – 1917

Buraya tam bir gün uzaklıktaki demiryolu inşaatında işçileri koruyan Alman birliği, iki azılı düşmanın, dizanteri ve sıtmanın pençesine düşmüş. Doğu ve batı cephelerinde uzun süredir savaşan birkaç asker kurtulamayarak oracığa defnedilmiş. Yarıdan fazlası ise ağır şekilde hasta.

Bu hastalar nakledilebilir hale gelir gelmez, kendileri Maraş’a taşıyarak burada tedavilerine devam edebileceğiz.

Daha önce ciddi sıtmaya yakalananlar ancak anlar. Askerler yabancı topraklarda Almanlarınki gibi temiz bir ev buldukları için ne kadar mutlular. Her on dört günde bir çamaşır balyaları ile birlikte Bethel’e (Alman Yardım Kuruluşu’nun Yetimhanesi) kendileri için büyük bir zevk kaynağı olan Türk Hamamı’na gidiyorlar. Onları hamama çağıran zil çalmadan çok önce sabırsızlık içinde hazırlanıp beklemeye başlıyorlar. Akşamları güzel Almanca şarkılarımız sıklıkla duyuluyor. (Türk ya da Ermeni) Komşularımız, hastanede mutlu şekilde Almanca şarkı söyleyenlere bakarak şaşkınlık içerisinde başlarını sallıyorlar.

Alman Yardım Kuruluşu tarafından basılan Maraş temalı bir kartpostal

Sabah ve akşamları Papaz Zeller önderliğinde dualar ediyoruz. “Ruhumu Korkut” şarkısını ne kadar sıklıkla söylemememizi önerirsin? Çok seviyorlar bunu. Pazar sabahı ağır bir hasta kalp yetmezliğinden öldü. Kollarıma uzanıp son nefeslerini almaya hazırlanırken bana şöyle dedi: “Şimdi dua etmem lazım. Rahibe Paula! Papaz’ın ne dediğini hatırlıyor musun?” Ölmeden yarım saat önce, Tanrı’nın sözleriyle ilgileniyordu. Sadece beş gündür bizimle birlikteydi. Onu hastane bahçesindeki kardeş mezarlığına defnettik.

Öğleden sonraları hastaları genellikle, sessiz bir köşede Yeni Ahit’i okurken bulursun.

Yakın zamanda Bethel’den Rahibe Adele, küçük yetimlerle hastaneyi ziyaret etti. Çocuklar şarkılar söylediler ancak gördükleri yabancıların ellerini sıkmadılar. Birçoğu kısacık hayatlarında büyük acılar yaşamışlardı, bu davranışlarından ötürü suçlanamazlardı. Askerler yetimlere naneli kurabiye dağıtmaya başlayınca, onların kalplerini kazandılar. Evinde sekiz çocuğu bulunan hasta bir asker gözyaşlarını tutamadı.

Bu yeni hizmetimiz anavatandaki dostlarımızı mutlu edecektir. Bunları göz önünde bulundurarak beyefendiler ihtiyaç duyduğumuz konularda bizlere yardımcı olurlarsa minnettar oluruz. Zira sıtma ateşi yoldaşlarımızın birçoğunun gücünü kırmış durumda. İyi beslenmeleri şart. Gıda fiyatları buralarda inanılmaz şekilde yükseliyor. Bizi bu kutsal görevle sorumlu kılan Tanrı, ihtiyaçlarımızı da giderecektir. Burada Alman askerlerimizin ruh ve bedenleri için yaptığımız hizmette Ona güveniyoruz.

Kalbi selamlar,

Rahibe Paula


Sayın Müdür!

Maraş 25 Ekim 1916

Kaynak: Sonnen-Aufgang – 1917

Salem’in duvarları arasında ciddi hastalıkların tedavisine vesile olan kurumumuzun Alman öncüleri için hastanemizden fotoğraflar yolluyorum.

Hastalarımızı uzun yolculuğun riskini göze almaya gerek kalmadan dinlenebilecekleri ve tedavi olacakları bu hastaneye naklediyoruz. Rahibe Paula cömert bir şekilde Salem Hastanesi’ni bizlerin hizmetine sundu. Hastaları iyileştirme noktasına mükemmel olanaklar sunan bu harikulade kurumun imkanlarından istifade ediyoruz. Rahibe Paula ve Marie’nin sevgi dolu ve özverili çabaları sayesiinde, son derece tatmin edici sonuçlar elde edilmiştir. İnce, solgun ve zayıf halde buraya getirilen hastalar, birkaç hafta içinde sağlıklı, iyi beslenmiş, neşeli ve gönülden minnettar şekilde Salem’den ayrılıyorlar. Tüm bunları bizzat kendi bedenimde de tecrübe ettim.

Tüm bunların yanında Airan’daki (?) hastanedeki kız kardeşlerimiz de bu kurum tarafından düzene sokulmuştur. Kızkardeşlerimiz ve Bay Blank yatakların temini ve askerlerin gözetimi konusunda büyük destek verdiler.

Zaferle birlikte gelen barış sonrasında Almanya’ya döndüğümde, sana Maraş’ta geçirdiğim zamanı detaylarıyla kişisel olarak anlatacağımı umuyorum.

Başhekim



Konumu
Facebook Yorumları
Tıkla ve Paylaş...

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal'in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Maraş'ı yürüyerek, bisiklet üstünde, yamaç paraşütüyle ve yüzerek keşfetmeye çalışıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir