Bir Kitap: Kısık Vadisi

Kısık VadisiYazar     :Kamil Aydoğan

Yayın Yılı: 2012

Yayınevi  : Kaynak Yayınları

230 Sayfa

Arka Kapak’tan

Genç yaşta kaybedilen bir anne, Yemen’e uzanan askerlik günleri, bir dönemin ezansız, cemaatsiz camileri, bunalan insanların çıkış yolu bulma gayretleri dini öğrenmek ve öğretmek için katlanılan zorluklar yaşanamamış sevdalar, kavuşulamamış sılalar, hepsinin ortak mekânda birleşmesi.


Dağları milyonlarca yılda birbirinden ayırmış bir nehrin, insanları bir anda birbirinden koparışının öyküsü Kısık Vadisi.

Ceyhan’ın kayalıkları yarıp, geçit vermez derin vadiler oluşturduğu bir coğrafyada doğan ve gençliğini geçiren yazar, büyüklerinden yıllar önce dinlediği acı dolu yaşam öykülerini, geçen onca yıl ın ardından bu romanda bir araya getirmiş.

Kamil Aydoğan’ın bu ilk romanında coğrafyanın insan yaşamına etkisi yaşanmış olaylar ve gerçek karakterlerle işleniyor. Romanın şiirsel ve duru dili okuyucuyu sarıyor. Bu özelliğiyle bir çırpıda kendini okutturuyor. Yaklaşık bir asırlık döneme yayılan olayların anlatıldığı romanda, modern edebiyat ve sinemada görmeye alıştığımız ileri gidiş ve geri dönüşler çok sık kullanılmış.

Bugün derin vadilerinde birbiri ardına barajların yükseldiği Ceyhan’ın romana konu olan bölümü, henüz baraj altında kalmamıştır. Ilıca’nın 10 km doğusunda yer alan Kısık Vadisi, her yıl birçok doğaseverin ziyaret ettiği eşsiz güzelliklere sahiptir. Kitaba ismini veren Kısık Vadisi’nin, romanın kapağında yerini muhtemelen Türkiye sınırları dışında yer alan başka bir nehre bırakışını garipsedim doğrusu.

Bölgedeki onlarca köyden yaşam koşulları nedeniyle zamanla şehre göç edenler Kısık Vadisi’yle ilgili acılı, neşeli bazen de korkutucu hikayeleri hep anlatagelmişlerdir. Kahramanmaraş’ta yaşayan herkesin az çok Ceyhan’ın bu zorlu vadisiyle ilgili etrafındakilerden duyduğu hikayeler vardır. Bu nedenle kitabı okurken gören herkes “Bu Kısık Vadisi, bizim Kısık Vadisi mi?” diye soruyor ve kendisi de kitabı okumak istiyordu. İki yıl önce okuduktan sonra benden çıkan kitap hala elden ele dolaşmaya devam ediyor.

Romanda yalnızca Kahramanmaraşlıların değil tüm okuyucuların kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Okuduktan sonra yazarın küçük yaşlardan itibaren büyüklerinden dinlediği öyküleri, 55 yaşında nasıl bu kadar berrak şekilde birbirine bağlayarak kitaba dönüştürdüğüne hayran kalacaksınız. Muhtemelen “Benim de büyüklerimden dinlediğim tam romanlık öyküler var. Neden olmasın?” diye içinizden geçireceksiniz.

 

Yusuf

Bilal'in babası... Mühendis, Elbistan, Bisiklet, Doğa, Tarih

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir