Afşar Köprüsü

Sır’a Gömülen Tarih

Bugünkü Afşar Köyü sınırları içerisinde, Maraş’ın tarihi kent merkezine 14 km uzaklıkta, Aksu Çayı üzerinde kurulmuştur. 1991’de sular altında kalmadan önce hakkında detaylı bir araştırma yapılmayan köprünün 18. yy ‘a ait Osmanlı dönemi eseri olduğu tahmin ediliyor. Aksu Çayının, Ceyhan Nehri ile birleştiği bölümünde, Sır Barajı’nın kuyruk kısmında yer alır.

Köprüden

Eski Afsar Köyü’de sular altında.

Yaşar Alparslan’ın “Kahramanmaraş’ta Sosyal Hayatın Fiziki Yapıya Etkisi” adlı eseri sayesinde haberdar oldum. Su altında kalan köprülerden bir tanesi olarak bahsedilen yapıyla ilgili internette ve kitaplarda detaylı bilgi ve hiçbir görsel bulamayınca bölgeye gitmeye karar verdim. Gitmeden önce de Google Earth’ün geçmiş özelliğini kullanarak bölgenin değişik tarihlerde çekilen uydu görüntülerini inceledim. Avşar ve Cüceli köyleri arasında birkaç köprünün baraj sularının çekildiği dönemlerde ortaya çıktığını gördüm. Bunlardan birisi belki de Afşar Köprüsüdür diyerek umutla 6 Eylül 2015 tarihinde bisikletimle yola koyuldum.

Afsar Yolu
Afsar Yolu

Köyde karşılaştığım birçok kişiyle konuşma fırsatım oldu. Gençlerin çoğu, tarihi bir köprünün varlığından haberdar değillerdi. Bilenler ise hangi aylarda su üstüne çıktığını ve görebileceğimi söyleyemiyorlardı.  En sonunda köyde Muhtar’ın Yeri isimli restoranı işleten muhtardan köprünün tam yerini ve iki üç yılda bir sonbahar ve kış aylarında birkaç haftalığına gerçekten su üstüne çıktığını öğrendim. Google Earth’teki görünen birkaç köprüden hangisinin tarihi Afşar Köprüsü olduğunu da teyit ettim.

Eylül 2015'de sular altında
Eylül 2015’de sular altında

Bisikletimi köprünün bulunduğu noktaya doğru çevirdim ve zeytin bahçelerinin arasından nehrin barajla birleştiği bölüme indim. Ne köprü ne de başka bir eser görünmüyordu. Su henüz yeterince düşmemişti anlaşılan. Geri dönüş yolunda karşılaştığım insanlara ellerinde köprünün sular altında kalmadan önceki fotoğrafları olup olmadığını soruyor ve hep olumsuz cevaplar alıyordum. Kendisiyle benzer kaderi paylaşan Gene Köprüsü‘nün sular altında kalmadan önceki dik kayalara yasladığı heybetli gövdesini gösteren birkaç fotoğraf günümüze ulaşmıştı. Meraklıları bu fotoğrafları arşivlerden çıkarak internette paylaşıyordu.

Sen de öğrenirsin aslanım,
Gizli kapaklı taraflarını…
Belki de ikinci seferinde,
Kaptanla hır çıkınca aranızda pay yüzünden,
Sen de öğrenirsin içyüzünü, Köprü’nün…

Rıfak Ilgaz’ın çok sevdiğim bu şiirini hatırlatır olmuştu Afşar Köprüsü. Kim bilir üzerinden kaç kervan geçmişti? Kaç genç kız at üstünde köprüden geçerek nehrin öte yakasına gelin gitmişti? Hangi ordunun komutanları, hangi paşalar bu köprü üzerinde stratejik planlar yapmıştı? Yüzlerce yıl Maraş’a bu köprüyle ulaşmıştı Aksu Çayı’nın güney sahilindeki onlarca köy. Afşar ve Cüceli köprünün iki yakasında yer alan komşu köylerdi. Baraj kurulup köprü sular altında kalınca aralarındaki mesafe 34 km’ye çıkmıştı. Acaba Maraş’ın en önemli tarihi eserlerinden, kentin sembollerinden biri haline gelen Taş Köprü kadar heybetli miydi?

Afşar Köprüsü

Kurak Geçen Yıllarda Ortaya Çıkıyor

Köprüyü sonraki ziyaretimde görebilmek için yağışların başlamasını bekledim. Her yağışsız geçen gün suları biraz daha çekecek, ne kadar çok beklersem köprüyü açıkta görme ihtimalim artacaktı. İlk yağmurların başladığı 28 Kasım’da bisikletimi tekrar Afşar Köyü’ne çevirdim.

Bu kez şanslıydım. Bisikletimi yolun bitip tarlaların başladığı tepeye bırakır bırakmaz köprüyü uzaktan görmüştüm. Hemen yanına inip incelemeye başladım. Afşar Köprüsü’nün aradan geçen onca yıla rağmen sular altında beklediğimden daha sağlam kaldığını belirtmek isterim.

Afşar Köprüsü

Moloz taştan yapılan, doğu-batı istikametinde uzanan köprünün, bir tanesi büyük oranda balçıkla kaplanmış 3 sivri kemerli açıklığı görülebiliyordu. Yaklaşık 4 metre genişliğinde olan köprünün görünen kısmı 20-25 metre arasındaydı. Köprünün en az görünen kısmı kadar balçık altında kalan bölümü olduğunu tahmin ediyorum. Şaşırtıcı biçimde görünen kısmındaki neredeyse bütün taşlar yerli yerindeydi. Suyun yıkıcı gücü 25 yılda taş köprüye tesir etmemişti. Geçit kısmındaki beton korkuluklar, sular altında kalmadan önce köprünün bazı bilinçsiz restorasyonlar geçirdiğini gösteriyordu.

Sanayi atıklarıyla siyah bir renge bürünen Aksu Çayı, köprünün benim bulduğum yakasındaki iki metrelik bölümün üstünden akıyordu. Bu nedenle çok istesem de köprü üstüne çıkıp karşı yakaya geçemedim.  Belki önümüzdeki dönemlerde Cüceli Köyü tarafından köprüye erişerek farklı açılardan yeni fotoğraflar çekebilir ve köprüyü yeniden inceleyebilirim.

Nasıl Gidilir

Afşar ve Cüceli köylerinin tam arasında bulunan köprüyü tarih meraklıları kasım ve aralık aylarında ziyaret edebilirler. Özellikle Afşar tarafından kent merkezine çok yakın olan köprüye sadece bisikletle değil, uzun yürüyüşle de ulaşmak mümkün.

Yusuf

Bilal'in babası... Mühendis, Elbistan, Bisiklet, Doğa, Tarih

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir