Louvre Müzesi’nde Bir Maraş Eseri: Tarhunpiyas Steli
Güncelleme: 20 Ekim 2026
Yanlış okumadınız. Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi Louvre’da bir Maraş eseri var. Tarhunpiyas Steli, üzerindeki resimler ve yazılar ile döneminin sosyal yapısına ve aile ilişkilerine ışık tutan nadide bir Geç Hitit eseridir.
Beyrut’ta dönemin Fransız Mandası tarafında verilen lisans ile eski eser ticareti yapan aslen Diyarbakırlı Sarrafyan Kardeşler’den satın alınarak 29 Ekim 1936 tarihinde AO 19222 numarası ile Louvre Müzesi envanterine girmiştir. Sarrafyan Kardeşler’in eseri ne zaman ve nasıl sahiplendiklerini henüz bilmiyorum.

Yüksek Komiserliği Eski Eserler Müdürlüğü tarafından verilen Eski Eser Ticaret Lisansındaki Fotoğrafı, 1937
Louvre Müzesi’nde yer alan bir diğer Maraş eseri: Terazili Tüccar Steli
Bazalttan yapılmış stel 80 cm yüksekliğinde, 28,3 cm genişliğinde, 15,5 cm kalınlığındadır. M.Ö. 8 yy’a tarihlenen stel, müzenin Oryantal Eski Eserler Bölümü’nde tutulmakta olup şu anda sergilenmemektedir. Stelin üretildiği dönemde Maraş, zengin Geç Hitit krallıklarından olan Gurgum’un başkenti idi. Maraş aynı zamanda hiyeroglif kullanımı ile Hitit geleneklerini büyük ölçüde yansıtan taş stellerin üretildiği bir merkezdi.

Anne ve Oğlu
Bu stelde genç Tarhunpiyas annesinin dizleri üzerinde ayakta dururken resmedilmiştir. Sandalyede oturmakta olan annesi Tarhunpiyas’ı bacaklarından kavramıştır. Boşlukta bir yazı tableti ve Tarhupiyas’ın sağ elinde bir taş kalemi bulunmaktadır. Bir şahinin ayağına bağlı ipin diğer ucu Tarhunpiyas’ın sol elindedir. Tüm bunlar Tarhunpiyas’ın soylu bir sınıfa mensup olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.
Yapılış tarzı ve üzerinde bulunan figür bu stelin antik Gurgum Krallığı’nın başkenti Maraş’ta bulunan diğer stellerle bağını güçlendirmektedir. Bu tarz oyulmuş bazalt kaya parçaları genellikle işlenmemiş alt bölümlerinden toprağa gömülen mezar anıtlarıdır. Bir kişiyi, çifti ya da anne ve oğulu temsil ederler. Hafifçe oyulmuş ön yüzünde motifler düz zemin üzerinde yükselirler.
Burada büyük bir çocuk annesinin dizleri üstünde dinelirken resmedilmiştir. Her iki figürde kısa kollu, etek ve manşetleri katlı/pürçüklü uzun entari giymektedir. Kadının başında sıkı bir bürgü bulunmaktadır. Tombul yanakları ve ağır çeneleri yuvarlak gözlerle canlandırılmıştır. Annenin çocukla olan ilişkisi, çocuğun duruş şekli ve yaşı göz önünde bulundurulduğunda bu tarz stellerde daha sık karşılaşılan emzirme süreciyle ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Her ikisi de iyi giyimlidir. Bu tarz stellerde pek rastlanmayan bir mobilya olan dikey çıtalı tabure kişilerin çok yüksek bir sınıfa ait olduğunun göstergesidir. Perge Gordion’da keşfedilen benzer tarihteki metal kaplamalı tahta taburelerle ilişkili olabilir.
Ayrıcalıklı Kişiler
Çocukla ilgili nesneler de pek rastlanan cinsten değildir. Tablet ve taş kalemi iyi eğitim aldığını, şahin ise prenslere yakışan keyfe sahip olduğunu göstermektedir. Çocuk sol elinde kuşun ayaklarına bağlı bir ip tutmaktadır. Kuş muhtemelen bir doğan değil, Türkiye ve Hindistan arasında yaygın bulunan atmaca olmalı. Atmaca ile avlanma antik doğuda kullanılan en değerli avlanma yöntemlerinden biriydi. Maraş’ta bulunan Tarhunpiyas Steli, yırtıcı kuşlarla avlanmanın resmedildiği en eski görsellerden bir tanesini barındırmaktadır.
Bir diğer nesne ise çocuğun sağ elinde tuttuğu taş kalemi ile daha da belirginleşen yazı tabletidirr. Fildişi ya da ağaçtan yapılan bu tarz tabletler Asurların başkenti Nemrud’da ve Arami topraklarında bulunmuştur.İki yapraktan oluşan tabletler menteşe yardımıyla birbiri üstüne kapanabilmektedir. Yazının daha dayanıklı bir malzemeye aktarılmadan önce mürekkeple ya da macun içine oyularak yazılmasına olanak sağlamaktadır. Aramiler ve Asurlular stelin yapıldığı dönemde bu tarz tabletleri kullanmaya başlamışlardı. Bu tabletler kendilerinden önce kullanılan levhaların yerini almış ve çivi yazısından alfabetik yazıya aşamalı geçişin işaretçileri olmuşlardır.
Luvi Hiyeroglifleri
Sahnenin üstündeki boşlukta hiyeroglif karakterlerle vefat etmiş çocuğun ismi, Tarhunpiyas yazmaktadır. Bu yazı her iki kişi hakkında bize çok az bilgi vermektedir. Vefat eden çocuğun adının stelde yer alması muhtemelen politik bir karardı. Hititlerin devam ettiğinin göstergesi ya da antik bir soya ait olduğunun belirtilmesi gibi…
Dünya’nın ünlü müzelerinde yer alan diğer Maraş eserlerini görmek için bu yazıya göz atabilirsiniz.
Hiyeroglifte kullanılan dil Hitit değil Anadolu’da kullanılan Hint-Avrupa dillerinden biri olan Luvi dilidir. Bu dil Anadolu’da M.Ö. ikinci bin yılın ortalarından Kuzey Suriye’deki Geç Hitit devletlerinde M.Ö. 7. yy’a kadar Hitit rönesansının bir göstergesi olarak kullanılmıştır. Kuzey Suriye’de bu hiyeroglifler zamanla unutulmuş, Pers İmparatorluğu vasıtasıyla tüm Ortadoğu’ya yayılacak olan daha esnek alfabeye sahip Aramice kullanılmaya başlanmıştır.
Kaynaklar
Fransız Yakın Doğu Enstitüsü Arşivleri
