8 Kasım 1887’de New York Times Gazetesinde Çıkan Kara Fatma Haberi

Son Güncelleme:

Aşağıdaki metin, New York Times gazetesinin 8 Kasım 1887 sayısında yayınlanan Kara Fatma, the Amazon başlıklı haberin tarafımca yapılan çevirisini içermektedir. 1854 yılında 300 atlısıyla Kırım Savaşı’na katılan kadın lider Kara Fatma’nın savaştan 33 yıl sonra İstanbul’u ziyaret edişi, İstanbullular’ın bir efsanenin yeniden aralarında olmalarından duydukları memnuniyetleri okuyuculara sunulmuş. Kara Fatma’nın Kırım’a giderken Fransız birlikleri ile yaşadığı bir anı da haberde kendine ver bulmuş.

Kara Fatma’nın Maraş’tan geldiğine özellikle vurgu yapan savaş yıllarındaki diğer yayınların aksine, bu metninde Kara Fatma’nın hangi şehirden geldiği belirtilmemiş. Ben yine de çevirip yayınlayarak bu önemli karakterin o dönemler Avrupa basınının ne ölçüde ilgisini çektiğinin bilinmesini istedim.

8 Kasım 1887 tarihli New York Times gazetesinde Kara Fatma haberi
New York Times gazetesinde Kara Fatma

Çeviri metin bu bölümden sonra başlamaktadır. Keyifli okumalar dilerim. Beğenirseniz yazımı sosyal mecralarda paylaşarak bana destek olabilirsiniz. Kara Fatma hakkında en detaylı inceleme yazıma buradan ulaşabilirsiniz.


O Bir Amazon: Kara Fatma

İstanbullular şu sıralar, Türk başkentini kısa süreli ziyaret eden, Kürdistan’in heybetli kadın savaşçısı Kara Fatma’nın aralarında bulunmasının heyecanını yaşıyorlar. Kara Fatma’nın kahramanlığı, emrindeki Kürt gönüllülerle birlikte Türkiye için korkusuzca mücadele verdiği Kırım Savaşı’na dayanır. Hizmetlerini unutmayan Osmanlı, kendisine mütevazi yaşantısında rahatlıkla yetecek aylık 5000 kuruş ikramiye ile ödüllendirmişti.

Uzun ve ince yapılı Fatma Hatun şahini andıran kahverengi bir yüze sahip. Parşömen rengindeki yanakları yara izleriyle dolu. Er kişi milli kıyafetleri içinde 75’ine ulaşacak bir kadından ziyade, 40 yaşlarında bir erkeği andırıyor. Omuzunda kabzası kıymetli taşlarla süslenmiş Kazak tarzı bir kılıç asılı. Kollarındaki çizgiler Osmanlı ordusunda bir komutan olduğuna işaret ederken, göğsündeki nişanlar göz kamaştırıyor.

Resimli Londra Haberleri’nde Kara Fatma – 1854

Bu sıradışı manzara, müttefik güçlerin Kırım’a çıkmasından çok kısa süre önce General Lespinasse’nin Dobruca’da ilerleyişinden bir kesiti hatırlatıyor. General çadırında sigarasını içip yardımcılarıyla konuşurken, uzaklardan gelen davullar, borazanlar, tamtamlar ve insan çığlıklarının karışımından oluşan tuhaf bir müzik duymuştu. Müziğin kaynağını merak eden herkes bu ozanlar da kim diyerek çadırdan dışarı çıkmıştı. Derken ilerdeki tepelerden 300 atlının dört nala kendilerine doğru yaklaştıklarını gördüler. En önlerinde kahverengi yüzü, parıldayan gözleri, kıvrak hareketleriyle, tam bir Amazon sürüyordu. Atından sıçrayarak indi ve ciddi bir şekilde generali selamladı. Tercüman aracılığıyla “Ruslarla savaşmaya geldim. Cesur Kürt süvarilerimle birlikte emrinizdeyim.” dedi.

Kara Fatma ve adamları o geceyi Fransız kampında geçirdiler. Bu kadar rahat bir konaklamadan memnun kalmadılar ve gün ağarırken atlarını şafağı selamlamak üzere ilerideki tepelere doğru mahmuzladılar. Yaklaştıklarının habercisi o tuhaf tiz müziği arkalarında bırakarak…

Facebook Yorumları
Tıkla. Paylaş. Destek Ol.

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal ve Barış'ın babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Maraş'ı yürüyerek, bisiklet üstünde, yamaç paraşütüyle ve yüzerek keşfetmeye çalışıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir