29 Nisan 1932 – Akşam – Elbistan’a Tayyare Seferleri Başlanacak Haberi

Güncelleme: 12 Kasım 2020

29 Nisan 1932 tarihli Akşam Gazetesi’nin ilk sayfasında yayınlanan, Amerikan Curtiss firmasının Türkiye’de planladığı uçuş hatlarıyla ilgili haberi sizlerle paylaşıyorum. Habere göre Türkiye’nin ilk sivil havacılık planlarında Elbistan’da potansiyel güzergahlar arasında sayılmaktadır.

Haberin daha rahat okunması için yazım ve noktalamayı günümüzde kabul gören kurallara göre uyarladım. Varsa unutulmaya yüz tutmuş eski kelimelere parantez içinde yatık karakterlerle açıklamalar ekledim.


Tayyare postaları

Amerikan şirketinin tesis edeceği hatlar

Curtiss ismindeki Amerikan tayyare şirketi şehirlerimiz arasına tayyare ile yolcu taşımak için hükümetle müzakeratta bulunmaktadır. Bu grubun mümessili Robertron muhtelif şehirlerimiz arasında tecrübeler yapmıştır. Bu tecrübeler neticesinde tesis edilecek tayyare hattının merkez sıkletinin İstanbul – Diyarbekir hattı olması münasip görülmüştür.

Bu ana hat 11 saatte kat edilecektir. İstanbul’dan kalkan bir yolcu 11 saat Diyarbekir’e gidecektir. Eskişehir’de tevakkuf da (bekleme de) dahil olduğu halde İstanbul – Ankara 2 saat 45 dakika sürecektir. Tali hatlar şu şekilde tespit edilmiştir: İstanbul – İznik – Yenişehir – Eskişehir – Ankara, Ankara – Karaman – Ayıntap – Diyarıbekir, Diyarıbekir – Van, Diyarıbekir – Elbistan – Kayseri – Ankara, Ankara – Samsun Trabzon.

29 Nisan 1932 tarihli Akşam Gazetesi Elbistan Tayyare haberi

Ne Oldu Bu Hatlara

O dönemlerde motor güçleri, yakıt taşıma kapasiteleri ve kullanılan malzemeden dolayı uçakların süratleri ve menzilleri düşüktü. Uzun mesafe hatlarda ara duraklara inip yakıt ikmali yapmaları gerekiyordu. Planlanan rotalardan bunu rahatlıkla anlayabiliyoruz zaten. O dönemin en büyük iki merkezi olan İstanbul-Ankara arasında planlana hatta bile 3 tane ara durak yerleştirilmiş. Diyarbakır’dan Ankara’ya ulaşacak uçağın ilk ara durağı olarak Elbistan’ı, ikinci ara durağı olarak da Kayseri’yi okuyoruz haberden. Uçuş planlanan tüm şehirlerin geniş ovalara sahip olduğu görülüyor. O dönem küçük boyutlardaki uçaklar için rüzgar hızı ideal, yaklaşım güzergahında büyük engeller olmayan, düz ve kuru bir zemin iniş için yeterli oluyordu. Elbistan Ovası, Diyarbakır’dan kalkan uçak için bu şartları sağlıyordu muhtemelen.

Elbistan’da tayyare seferleri düzenleneceğine/başlandığına ilişkin ulaştığım tek haber bu oldu. Aynı yılın mayıs ayında bir başka haberde aynı firmanın yakın zamanda İstanbul-Diyarbakır seferine başlayacağı müjdeleniyor ve ara duraklar olarak Adana-Gaziantep ve Urfa listeleniyordu. 1932’nin sonunda ise firmanın Amerikalı pilotlarının ve iki uçağının İstanbul’a geldiği ve yakın zamanda İstanbul-Ankara seferlerinin başlayacağı duyuruluyordu.

Maraş ve Elbistan’ın İlk Uçakları

Maraşlıların yakından gördüğü ilk uçağın 1917 yılında şehre iniş yaptığını aşağıdaki kartpostaldan anlıyoruz. Birinci Dünya Savaşı sırasında, muhtemelen müttefikimiz olan Alman pilotların idaresindeki uçağın etrafına toplanmış meraklı kalabalığı görüyoruz. Kırsal bir alana indiği düşünülürse belki daha önce motorlu bir araç dahi görmemiş bu meraklı gözler için hiç unutmayacak bu an, bu fotoğraf karesiyle bizlere de eşsiz bir tarihi hazine olarak ulaşmış oluyor. Sol üstte eski yazıyla “Maraş’ta İlk Tayyare – 333” yazıyor. Rumi takvimle 1917 yılına denk geliyor bu tarih.

Maraş'ta ilk uçak, İlk tayyare
Maraş’ta İlk Tayyare – 1917

Çocukluğumda Çilingir Çayırı olarak bilinen tüm Elbistan Ovası’nın ayçekirdeğinin harman edildiği geniş düzlüğe zirai ilaçlama uçaklarının indiğini hatırlarım. Onun dışında hayatımda Elbistan’a iniş yapmış hiçbir uçak görmedim.

Elbistan’a iniş yapan ilk uçağın ise motor arızası nedeniyle 1922’de Kocalı mevkiine mecburi iniş yaptığı bilinmektedir. Görsel belgesi bulunmayan bu ilk uçaktan tam 15 yıl sonra, yine bir motor arızası nedeniyle 1937 yılında iniş yapan uçak Elbistan Ovası’na teker koyan ikinci uçak olacaktır.

Elbistan'a inen ikinci uçak.
Elbistan’a inen ikinci uçak – 18 Haziran 1937
Facebook Yorumları
Tıkla. Paylaş. Destek Ol.

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal ve Barış'ın babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Maraş'ı yürüyerek, bisiklet üstünde, yamaç paraşütüyle ve yüzerek keşfetmeye çalışıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir