Şardağı’ndan Esen Seda: Rüştü Şardağ
Güncelleme: 11 Aralık 2025
Rüştü Şardağ ve Ailesi
Rüştü Şardağ’ın babası Elbistanlı Mehmet Atıf Bey, annesi ise Kilisli Melek Hanım’dır. 1935 yılında yürürlüğe giren kanun ile aile Elbistan’ın sırtını dayadığı Şardağı’ndan ilhamla soyadını seçmiştir. Ailenin bugün Elbistan’da yaşayan akrabalarının soyismi ise Cehiz‘dir. Rüştü Şardağ, 1944’de Mustafa Sami Bey ve Fatma Zehra Hanım’ın kızları Emine Rezzan Kutluk ile İzmir’de evlendi. Bu evlilikten Melek Sabah, Sema ve Gülfer isimli üç kız çocukları oldu.

İlk Yılları
Rüştü Şardağ, 1916 (1331) yılında, babası Mehmet Atıf Bey‘in görevli olarak bulunduğu Halep’te dünyaya geldi. Babası, I. Dünya Savaşı nedeniyle alay katibi olarak Romanya cephesine gönderildiği için; Annesi Melek Hanım, dört çocuğunu da yanına alarak 1917 yılında İstanbul’a taşınıp Beylerbeyi’ne yerleştiler. Daha sonra, Mehmet Atıf Bey de İstanbul’a geldi ve yaşamlarını uzun bir müddet İstanbul’da sürdürdüler.
Hayat Boyu Devam Eden Eğitimi
Rüştü Şardağ ilk eğitimi bir Mevlevi Şeyhi torunu olan babasından henüz beş buçuk yaşında Kur’an’ı hatmedip sonrasında Arapça ve Farsça’nın temellerini öğrenerek aldı. Çocukluk yıllarında Beylerbeyi ve Burhaniye Camilerinde Kur’an hıfzetti. Beylerbeyi Numûne ve Altûnîzâde ilkokullarında okuduktan sonra, Üsküdar Ortaokulu’nu bitirdi. 1932’de İstanbul Muallim Mektebi’ne girdi. Yaz tatillerinde, bir Ermeni hocadan özel Fransızca dersleri aldı. Babasının vefatından sonra önce Trabzon Muallim Mektebine sonra da Balıkesir Öğretmen Okulu’na devam etti ve oradan 1936’da mezun oldu. Aynı yıl başladığı Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nü 1939’da bitirdi. 1940’da vatani görevini yapmak üzere askere alındı. Kırkağaç’da 16. Tümen, 64. Alay’da Levazım Teğmen olarak askerliğini tamamladı.1960’da, Ankara Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde “İdarecilik” mastırı yaptı. Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Dr. Tahsin Banguoğlu‘nun asistanlığını yaptı. Bu arada, Hukuk ve Felsefe bölümlerine devam etti ancak tamamlayamadı.
Sanat, Siyaset ve İş Hayatı
Ankara’da orta dereceli okullarda, konservatuvar ve musiki muallim mektebinde öğretmen olarak görev yaptı. Bir süre Tercüme Kurulu’nda çalıştı. Daha sonra Türk Ansiklopedisi’nde danışmanlık ve yazarlık yaptı. 1950 yılında İzmir Radyosu’nu kuran ekipte yer aldı. 1950’den sonra İzmir Belediyesi’nde çalıştı. Belediye başkan yardımcısı iken kendi isteği ile emekliye ayrıldı. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Rüştü Şardağ, Manisa Gençlik ve Spor Akademisi’nde dersler verdi.
1983-1987 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi’nden İzmir vekili olarak mecliste bulundu. 1987 yılında bağımsız olarak yeniden İzmir’den aday olduysa da bu seçimi kazanamadı ve siyaseti bıraktı. İzmir Sanatçılar Derneği kurucu başkanıydı.
Sanat Musikisinin Unutulmaz Eserleri
Tanıyanların ifade ettiğine göre, Rüştü Şardağ, babasının memleketi Elbistan’a hiç uğramış, Şardağı’nı hiç görmemiş. Ancak o dönemler bir gerdanlık gibi şehrin boynuna dolanan Ceyhan, yüzlerce köy ile mevsimine göre farklı renk cümbüşüne bürünen verimli Elbistan Ovası ve yalçın kayalıkları ile yükselen Şardağı, şehir sakinlerine sanat yönü baskın gelen genler kazandırmış. Elbistanlının hala kurumayan bu sanatçı yönü, Rüştü Şardağ’a soyisminden sonra memleketinden kalan ikinci miras olmuşa benziyor.
Rüştü Şardağ eserlerini, 1937 yılından başlayarak Varlık, Yeni Adam, Ülkü, Cumhuriyet, Vatan, Vakit, Tan, Ulus, Güneş gibi dergi ve gazetelerde yayımladı. Şiir, öykü, deneme ve eleştiri türünde pek çok eser kaleme aldı. Divan edebiyatı üzerine çalışmalar yaptı, İran’da yayımlanmış olan Farsça bir çok eseri Türkçe’ye kazandırdı. Rüştü Şardağ’ın çok sayıda güfte ve bestesi de bulunmaktadır. Türk sanat müziğinin en güzel eserlerinden olan “Benzemez Kimse Sana” eserinin güftesi, “Bir Gece Ansızın Gelebilirim” adlı eserin ise bestesi kendisine aittir.
Rüştü Şardağ, İran edebiyatından yapmış olduğu çevirileri ile 1971 yılında İran’ın “Büyük Şükran Madalyası” ödülüne layık görülmüştür.
Vefatı
27 Kasım 1994 günü İzmir’de hayatını kaybetti. Aşağı Narlıdere mezarlığında medfundur. İsmi Karşıyaka’da bir caddeye verildi. Rüştü Şardağ ölümsüz eserleri ile musiki dünyasında yaşamaya devam ediyor.

Kitapları
- Edebiyâtımızda Vatan Duygusu; 1940.
- Allah’a Giden Yollarda (Klasik Şiirimiz cilt: 1); Radyo Gazetesi Matbaası, İzmir, 1959.
- Ömer Hayyam’ın Rubaileri; Ege Üniversitesi Matbaası, İzmir, 1960, 1961.
- Aşknâme (Ünlü Tercî-i Bend) Başlangıçtan Günümüze Kadar İran Edebiyâtı Hakkında Bir İnceleme; Ege Üniversitesi Matbaası, İzmir, 1962.
- Hazret-i Ali’nin Ölmeyen Özdeyişleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Yayını, 1963.
- Perişan Baba Tâher ve Çift Beyitler; İzmir, 1966.
- Şiraz’lı Hâfız’dan III Gazeller; Hepileri Matbaası, İzmir, 1970.
- Rubailer Hayyam; Milliyet Yayınları Dünya Klasikleri Dizisi, 1973.
- Mevlânâ Tek Ciltte Mesnevi; Başkent Yayınevi, Ankara, 1973.
- Allah Diyorki; Karınca Matbaacılık, 1976.
- Klasik Divan Şiirimiz; Bilim ve Kültür Eserleri Dizisi, İnkılap ve Aka, 1976.
- Fars Bahçelerinden Altın Sözler (Hz. Ali, Mevlânâ Celaleddîn Rûmî, Şirazlı Şeyh Sâdî ve Mohammed Hecâzî’den Özdeyişler; Karınca Yayınları, 1977.
- Buhurî Zâde Mustafa Itrî; Çanakkale Seramik Fabrikaları AŞ Yayını, İstanbul.
- Şair Sultanlar; Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1982.
- Bütün Yönleriyle Hayyam Rubâîleri; Özgür Yayın Dağıtım, İstanbul, 1985, 1997, 1999.
- Her Yönü ile Hacı Bektâş-ı Veli ve En Yeni Eseri Şerh-i Besmele; Özgür Yayınları, Karınca Matbaacılık, İzmir, 1985.
- İslâm’da Sosyal Adalet; Karınca Matbaacılık, İzmir, 1986.
- Mustafa Itrî Efendi; Türk Büyükleri 147, Kültür Bakanlığı/1110, Ankara, 1989, 1992.
- Şark İslâm Klasikleri Rubailer (Seçmeler) Hayyam, Milli Eğitim Bakanlığı Yayını, İstanbul, 1990.
- Besmele Tefsîri, (Tefsîr-i Besmele) Hacı Bektâş-ı Veli’den, Kültür Bakanlğı Başvuru Kitapları, Ankara, 1993.
- Mevlânâ Ulu Sesi, İzmir, 1993.
- Çocuklar Güzel Çocuklar, Karınca Matbaacılık, İzmir
Beste ve Güftesi Kendine Ait Olan Eserler
[Eser, Makâm, Usul]
- “Al kalbimi eline düşür aşkın seline”, Hicâz, Nîm Sofyân
- “Bahçende safâ hükmediyorken solayım”, Rast, Curcuna
- “Benim halim n’olacak iki aşk arasında”, Hüzzâm, Düyek
- “Bir derde bin eklenir akşam saatlerinde”, Bayâtî, Semâi
- “Bir düş mü yalan mıydı masal mıydı o kız?”, Hicâz, Yürük Semâî
- “Bir şifâ sunmada zehrin kanayan her günüme”, Uşşâk, Düyek
- “Bu yaz Bebek’de gördüm bir yüzü ay güzel”, Muhayyer, Curcuna
- “Çok mu gördün güzelim vuslatı mahzun kuluna?”, Bûselik, Devr-i Hindî
- “Dilde neşât var efendim çekerim cevrine hasret”, Bestenigâr, Devr-i Hindî
- “Gönlüme râm ol bir gece çün hayli yetimim”, Uşşâk, Düyek
- “Gönlün benden alırmışsın”, Nihâvend, Çifte Sofyân
- “Görmemişken tanıdım aşkını duydum bilmeden”, Râst, Devr-i Hindî
- “Göster vefânı yârine mûtad hilâfına”, Segâh, Düyek
- “Hasretinden dîl-hûnum ben”, Râst, Curcuna
- “İncit beni bir gün mamûr olayım”, Bayâtî, Yürük Semâî
- “İntizârın bana bildirmedi bir dem rahatı”, Râst, Yürük Semâî-Düyek
- “Kahrolma bu gamhânede”, Hüseynî, Düyek
- “Kıbrıs rüzgarı getir getir kardeş haberin”, Hicâz, Curcuna
- “Ne dünkü hâtıra kalmış ne gözlerin duruyor”, Bayâtî, Düyek
- “O yeşil gizli bakış lahzada çıldırttı beni”, Muhayyer, Aksâk
- “Sana bin cân ile ardınca hayâtım verdim”, Bayâtî, Sengîn Semâî
- “Sana nasıl susamışım anlatamam hasretimi”, Segâh, Semâî
- “Seninle geçen zaman ne âlemdi ne âlem”, Nihâvend, Semâî
- “Şimdi dönüp baksan da geçti o günler”, Muhayyer, Düyek
- “Yetmez mi intizârım biraz cemâlin göreyim”, Uşşâk, Aksâk Semâî
- “Yıllar seni soldursa da gönlümde yerin var”, Uşşâk, Yürük Semâî
Bestesi Kendine Ait Olan Eserler
[Eser, makâm, usul, güfte sahibi]
- “Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda”, Nihâvend, Nîm Sofyân-Semâî, Orhan Veli Kanık
- “Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde”, Hicâz, Düyek, Ümit Yaşar Oğuzcan
- “Arama dünyada vefâ be gözüm”, Hicâz, Şarkı, Düyek, ?
- “Ben isterim ey sevgili senden seni (Tenden teni)”, Mâhûr, Yürük Semâî, Osman Güngör Feyzoğlu
- “Bırak cefânı işveni göster”, Hicâz, Düyek, ?
- “Bilmem ki a sevdiğim sen mi gurup mu güzel?”, Sûzinâk, Sofyân, Ümit Utku
- “Bir acem bahçesi bir seccâde”, Isfahân, Türk Aksağı, Ahmet Haşim Bey
- “Bir siyah çevredir gözlerin hâresi”, Râst, Yürük Semâî, ?
- “Bitsin artık şu feryâdım”, Hüzzâm, Semâî, ?
- “Bu kadar yürekten çağırma beni”, Râst, Nîm Sofyân, Ümit Yaşar Oğuzcan
- “Dinlerdim telaşlı kanunlardan sarışın Türkçe’yi”, Hicâz, Düyek, Atilla İlhan
- “Dostum âlem senin çün ger olup düşman bana”, Râst, Aksâk Semâî, Fuzûlî
- “Dünyamı unuttur bana âlâmı harâm et”, Uşşâk, Düyek, ?
- “Geceler korkutuyor uyut beni a kuzum”, Sûzinâk, Aksâk, ?
- “Gel unutma sözlerini”, Râst, Türk Aksağı, ?
- “Geldik yine bir araya”, Tâhîr Bûselik, Düyek, Fuat Edip Baksı
- “Gönlümde yaşayan sen”, Nihâvend, Nîm Sofyân, Ümit Utku
- “Gönül sana o kumralı tutamazsın demedim mi?”, Hüzzâm, Düyek, Fuat Edip Baksı
- “Güzellik damla damla birikmiş de sen olmuş”, Bayâtî, Düyek, Osman Güngör Feyzoğlu
- “Islak, daha ıslak öp beni”, Râst, Nîm Sofyân, Ümit Yaşar Oğuzcan
- “Işıkları söndür Suna vapurları duyacağız”, Hicâz, Sofyân, Atilla İlhan
- “Kordonboyunu başıma yıktı gitti İzmir’li kız”, Muhayyer, Sofyân, Uğur Gür
- “Kuşdili’nde bir gece ay denize inince”, Râst, Düyek, Mustafa Sevilen
- “Nedir bu dünyanın hâli gölgeli bir dal kalmamış”, Hicâzkâr, Semâî, Fuat Edip Baksı
- “Pervâne gibi şûlene kurbân nerede nerede?, Bayâtî, Yürük Semâî, Fuat Edip Baksı
- “Senden kesmedim henüz ümidimi büsbütün”, Râst, Müsemmen, Fuat Edip Baksı
- “Sevdi gönlüm daha ilk gün o hayâl esmerini”, Hicâz, Aksâk, Fuat Edip Baksı
- “Sevgiden neşeden düşmüşüz ayrı”, Hicâz, Semâî, Şahap Gürsel
- “Sonbaharın bizi daldırdığı rüyâ geçici”, Bayâtî, Aksâk, Mehmet Çınarlı
- “Şimdi sen söyle nerde ne haldesin”, Sabâ Zemzeme, Düyek, ?
- “Tahrirli elâ gölgeli bal gözlere yandım”, Râst, Yürük Semâî, ?
- “Uzun yıllar ötesinden hatırını sorayım mı?”, Hüzzâm, Fuat Edip Baksı
- “Üç başka yeşil çağladan almış özünü”, Kürdîlihicâzkâr, Aksâk, ?
- “Yaklaşıyor artık kışım saçlar ağarıyor tel tel”, Muhayyerkürdî, Nîm Sofyân, ?
- “Yansıttığı dünya o yeşil gözlerinin”, Râst, Yürük Semâî, Fuat Bayramoğlu
- “Yeşil pencerenden bir gül at bana (Serenat)”, Hüzzâm, Düyek, Ahmet Muhip Dranas
Güftesi Kendine Ait Olan Eserler
[Eser, makâm, usul, beste sahibi]
- “Aşk bu değil yapma güzel”, Nihâvend, Curcuna, Avni Anıl
- “Baharda lâle-misal bir kadeh al gel”, Şevkefzâ, Curcuna, İsmail Baha Sürelsan
- “Bana ihmal bana isyan beni giryân et”, Bûselik, Aksâk, İsmail Baha Sürelsan
- “Benzemez kimse sana tavrına hayran olayım”, Bayâtî, Aksâk, Fehmi Tokay
- “Çıkıver vadiye bir akşamüstü”, Acemaşîrân, Düyek, Alaeddin Yavaşça
- “En güzel demde gönül bir şeye yanmış gibisin”, Uşşak, Aksâk, Sadi Işılay
- “Dallar çiçek çiçek güller tomurcuk”, Hicâz, Düyek, Alaeddin Yavaşça
- “Gel ey bülbül tutuşmuş canlarız biz”, Hüzzâm, Curcuna, Yasin Garra Gülen
- “Gönlüm niye boşsun yine dol”, Uşşâk, Sofyân, Yılmaz Yüksel
- “Kahrın bize kaldı işven ellere”, Muhayyer, Düyek, Hüseyin Coşkuner
- “Kim ne derse desin sana”, Nihâvend, Nîm Sofyân-Yürük Semâî, Alaeddin Yavaşça
- “Kim ne derse desin sana”, Uşşâk, Müsemmen, Alaeddin Yavaşça
- “Manada güzel, ruhta güzel, tende güzelsin”, Hüzzâm, Aksâk, Sadi Işılay
- “Nur salkımısın gül ki bahar bahtıma yansın”, Kürdîlihicâzkâr, Aksâk, Cevdet Çağla
- “Rüya gibi uçan yıllar”, Hicâz, Curcuna, Avni Anıl
- “Rüya gibi uçan yıllar”, Uşşak, Düyek, Rıdvan Lâle
- “Sakın unuttum deme unutmuyor gözlerin”, Râst, Düyek, Necdet Tokatlıoğlu
- “Serpil yağmur gibi düş bir akşam camlarıma”, Hicâzkâr, Düyek, Cevdet Çağla
- “Sevemem akşamı artık dudağın yok güzelim”, Şedarabân, Aksâk, Bekir Sıtkı Sezgin
- “Sevil sevil de atıl oldu mu ya”, Kürdîlihicâzkâr, Düyek, Avni Anıl
- “Şimdi hatırda mıdır âşık-ı nâlân acaba?”, Kürdîlihicâzkâr, Ağır Aksâk, Cevdet Çağla
- “Unutulmaz adınla dudakta kal sevgilim”, Muhayyerkürdî, Düyek, Selahattin Erköse
- “Va’d et bana artık bu benim son çilem”, Eviç, Aksâk, Sadi Işılay
- “Mevlânâ Uluses’i”, Çeşitli, Çeşitli, Teoman Önaldı
