Kanlıdere Köprüsü

Güncelleme: 25 Eylül 2020

Kahramanmaraş’ın tarihi mahalleleri Ahır Dağı’nın eteğindeki tepelerde kurulmuştur. Bu tepeler mevsimine göre coşup kuruyan derelerin aktığı vadilerle birbirinden ayrılmıştır. Şehrin tarihi kent merkezi etrafındaki mahalleleri birbirine bağlamak için bir asır öncesine kadar bu dereler üzerinde değişik tarzda inşa edilmiş birçok köprü bulunurdu.

Zamanla derelerin suları yer altına döşenen kanallara alınarak ıslah edilmiş, neredeyse tamamı yüksek mahalleler ile tarihi kent merkezi arasında ana ulaşımı sağlayan hala Şekerdere, Akdere ve Kanlıdere gibi eski isimlerle anılan yollara dönüştürülmüş. Bu dereler üzerindeki köprülerin küçük, nispeten sanat değeri düşük olan pek çoğu bu süreçte yıkılmış ve günümüze ulaşmamış. Kentin etrafındaki büyük akarsular üzerine kurulup yakın zamanda baraj altında kalan köprüler de benzer kaderi yaşamıştı.

Günümüzde Kanlıdere Köprüsü
Kanlıdere Köprüsü Günümüzde

Günümüze ulaşan yegâne köprü Ekmekçi ve Fevzipaşa Mahallelerini birbirine bağlayan Kanlıdere Köprüsü’dür. Köprü ismini altından akan dereden alır. Derenin ise ismini Osmanlı’nın Dulkadiroğullarını egemenliğini altına aldıktan sonra derenin batısında yerleşen Beyazıd ailesi ile doğusunda yaşayan Dulkadiroğlu ailesi arasında uzun süre devam eden kimi zaman kanlı hale dönüşen mücadelelerden aldığı söylenir.

Unutulan Tarih

1980 yılında kültür varlığı olarak tescil edilen köprünün batı ayağında çakılı tescil levhasındaki bilgilere göre Osmanlı’nın son dönemlerine tarihlendiği belirtilse de köprünün Cumhuriyet Dönemi’nde yapıldığı bilinmektedir.

Kanlıdere Köprüsü Tescil Levhası
Köprü tarihi hakkında yanlış bilgiler içeren tescil levhası

Aynı yerde, yapılış tarzı ve kullanılan malzemeden hareketle Dulkadiroğulları dönemine ait olduğu düşündüğüm, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar kullanılan bir başka taş köprünün varlığını tarihi fotoğraflardan biliyoruz. Fotoğraflardan diyorum zira mevcut köprünün resmi tescil çalışmalarında dahi eski köprüden hiç bahsedilmemiş. Mevcut köprünün Osmanlı dönemi eseri olduğu söylenmiş. Maalesef çok çabuk unutan bir yapımız var.

Kanlıdere Köprüsü inşa edilirken
Eski ve Yeni Kanlıdere Köprüsü bir arada

1936’tan itibaren başlayan dere ıslahı çalışmalarında eski köprünün ayakları yara almış olmalı. Araç geçişine uygun olmadığı için de 1930’ların sonunda yeni köprü inşa edildikten sonra atıl kalmış ve bakımsızlıktan yıkılmış olduğunu düşünüyorum. düşünüyorum zira bölge sakinleri ile yaptığım görüşmede bu dönemleri hatırlayan birilerine hiç denk gelmedim. Köprünün tam olarak ne zaman yıkıldığını, yeni köprünün de tam olarak ne zaman yapıldığını da kesin olarak bilemiyoruz. Cumhuriyet dönemi gazete arşivlerinde yer alan Kanlıdere ıslah çalışmalarına ilişkin haberlerden ve elimizde bulunan inşa fotoğrafındaki kıtafeylerden tahmin yürütüyorum sadece.

Yaklaşık 8 metre yüksekliğinde fil ayaklar üzerinde yükselen, 5 metre genişliğinde, 30 metre uzunluğunda, üç yuvarlak kemerli  anıtsal ölçülere sahip yeni köprü hala ilk günkü sağlamlığını koruyor.

Yeni köprünün inşaatı sırasında çekilen fotoğrafta görülen günümüze ulaşmayan eski köprünün sivri kemerli ana açıklığa sahip olduğu anlaşılıyor. Eski köprüye ilişkin Alman arşivlerinden bulduğum aşağıdaki fotoğrafta ise köprüyü yaklaşım yollarıyla birlikte görebiliyoruz.

Kanlıdere Köprüsü'nün 1900 yılına ait yakın çekim görüntüsü
Kanlıdere Köprüsü – 1900

Kanlıdere Köprüsü günümüzde yalnızca şehrin iki tarihi tepesini birbirine kavuşturmakla kalmıyor, aynı zamanda geçmişin izlerini bugüne ulaştırıyor. Yolunuz bir gün şehrimize düşerse, sizi tarih kokan eski Maraş sokaklarına ulaştıracak Kanlıdere Köprüsü’nden mutlaka geçmenizi öneriyorum. Olur da bu fırsatı mayıs veya haziran aylarında yakaladıysanız köprünün batı yakasında aşağıdan yukarıya uzattığı dallarıyla size taze meyvelerini sunan dut ağacının ikramına da hayır demeyin.

Kanlıdere Köprüsü Nerede

Tarihi kent merkezinde, Ulu Cami’nin kuzeyinde uzanan Kanlıdere Caddesi’nde yer alır.

Facebook Yorumları
Tıkla. Paylaş. Destek Ol.

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal ve Barış'ın babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Maraş'ı yürüyerek, bisiklet üstünde, yamaç paraşütüyle ve yüzerek keşfetmeye çalışıyorum.

One thought on “Kanlıdere Köprüsü

  • 27 Kasım 2018 tarihinde, saat 22:16
    Permalink

    Bu köprünün bir yakasında Beyazıtlı ailesi diğer tarafında da Dulkadir (Zulkadir) ailesi yaşardı. Bu iki geniş ve etkin aile arasında hep husumet vardı. İşgal yıllarında Dulkadir ailesi Kuva-i Milliyeyi desteklerken, Beyazıtlı ailesi bu oluşuma pek sıcak bakmaz, hatta işgal kuvvetlerine sıcak bakmışlar. Ermenileri kollar vaziyette olmuşlar. Kurtuluştan sonra Beyazıt ailesinden tutuklamalar ve idamlar olmuştur.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir