Kanlıdere Köprüsü

Kahramanmaraş’ın tarihi mahalleleri Ahır Dağı’nın eteğindeki tepelerde kurulmuştur. Bu tepeler mevsimine göre coşan ya da kuruyan derelerin aktığı vadilerle birbirinden ayrılmıştır. Şehir içinde tarihi mahalleri birbirine bağlamak için yarım asır öncesine kadar bu dereler üzerinde değişik tarzda inşa edilmiş birçok köprü bulunurdu.

Zamanla derelerin suları yer altına döşenen kanallara alınarak ıslah edilmiş, neredeyse tamamı yüksek mahalleler ile tarihi kent merkezi arasında ana ulaşımı sağlayan yollara dönüştürülmüş. Bu dereler üzerindeki köprülerin küçük, nispeten sanat değeri düşük olan pek çoğu bu süreçte yıkılmış ve günümüze ulaşmamış.

Günümüze ulaşan yegâne köprü Ekmekçi ve Fevzipaşa Mahallelerini birbirine bağlayan Kanlıdere Köprüsü’dür. İsmini eskiden altından akan, çoştuğu dönemlerde büründüğü kırmızı rengiyle bilinen Kanlıdere’den almıştır. Yapılış tarzı ve kullanılan malzemeden hareketle Dulkadiroğulları dönemine ait bir başka köprünün yerine 1930’larda yeniden inşa edilmiştir. Yaklaşık 8 metre yüksekliğinde fil ayaklar üzerinde yükselen üç yuvarlak kemerli  anıtsal ölçülere sahip köprü hala ilk günkü sağlamlığını koruyor.

Yeni köprünün inşaatı sırasında çekilen fotoğrafta görülen günümüze ulaşmayan eski köprünün ise zamanla bakımsızlığa terkedildiği ve yıkıldığı tahmin ediliyor. Kanlıdere Köprüsü günümüzde yalnızca şehrin iki tarihi tepesini birbirine kavuşturmakla kalmıyor, aynı zamanda geçmişin izlerini bugüne ulaştırıyor.

Yolunuz bir gün şehrimize düşerse, sizi tarih kokan eski Maraş sokaklarına ulaştıracak Kanlıdere Köprüsü’nden mutlaka geçmenizi öneriyorum. Olur da bu fırsatı mayıs veya haziran aylarında yakaladıysanız aşağıdan yukarıya uzattığı dallarıyla size taze meyvelerini sunan dut ağacının ikramına da hayır demeyin.

Facebook Yorumları
Bilgi paylaştıkça güzel...

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal'in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Maraş'ı yürüyerek, bisiklet üstünde, yamaç paraşütüyle ve yüzerek keşfetmeye çalışıyorum.

Kanlıdere Köprüsü” için bir yorum

  • 27 Kasım 2018 tarihinde, saat 22:16
    Permalink

    Bu köprünün bir yakasında Beyazıtlı Ailesi diğer tarafında da Dulkadir (Zulkadir) ailesi yaşardı. Bu iki geniş ve etkin aile arasında hep husumet vardı. İşgal yıllarında Dulkadir ailesi Kuva-i Milliyeyi desteklerken, Beyazıtlı ailesi bu oluşuma pek sıcak bakmaz, hatta işgal kuvvetlerine sıcak bakmışlar. Ermenileri kollar vaziyette olmuşlar. Kurtuluştan sonra Beyazıt ailesinden tutuklamalar ve idamlar olmuştur.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir