Geleneksel Çocuk Oyunları: Abudamya

Elbistan Gariplik Mezarlığı yanındaki eski mahallemizi sık sık ziyaret ederim. Şardağı’nın kayalık etekleri üzerine kerpiç ve taştan inşa edilmiş, birbiri üstüne dizili, kapıları karşılıklı, şehir ve mezarlık manzaralı evler var burada. Henüz apartmanların gölgesinde kalmayan dar sokaklarında kuş cıvıltıları ile çocuk sesleri birbirine karışır hala. Her defasında balkona oturur, telefonu ve tableti unutup sokak oyunlarının güzelliğini keşfeden çocukları büyük zevkle izlerim.

Unutulan Sokak Oyunları

Saklambaç ve kovalambaç dışında geleneksel oyunların çocuklar tarafından oynanmadığını geçenlerde farkettim. Genelde etrafta buldukları eşyalar ile kendi kurguladıkları oyunlarla eğleniyordu çocuklar. Birkaç tanesine çelik çomak, loddik, abudamya gibi oyunları biliyor musunuz diye sorduğumda anlamıştım çocukların bu oyunların bazılarını hiç duymadıklarını. Malesef neredeyse 20 yılda geleneksel oyunların birçoğu sokaklarda tamamen unutulmuştu. Bizim nesil işlerin yoğunluğundan sonraki nesillere bu oyunları aktarmayı unutmuş olmalıydı.

Bu durumu farkettikten sonra oğlumda eski oyunları hatırladığım kadarıyla oynamaya başladık. Çok keyif aldığını fark edince oyunları burada yazarak kayıt altına almanın iyi olacağını düşündüm. Abudamya ile başladığım bu yazı dizisi için birçok arkadaşı aradım, hatırlayamadığım detayları sordum. Bu sayede 90’ların başında, Ceyhan kıyısında, Gariplik Mezarlığı’nda ve Gazipaşa İlkokulu bahçesinde  oynadığımız oyunları büyük ölçüde aslına uygun olarak aktarabildim.

Birdirbirin Elbistan’daki Adı: Abudamya

Çocukluğumuzun en keyifli oyununun detayları burada. Emin olun basit gibi görünse de lunaparklarda, alışveriş merkezlerinde, oyun salonlarında alamadıkları keyfi, çocuklar bu sokak oyunlarında buluyor. Siz de çocuklarınıza bu oyunu öğretip aldıkları keyfi izleyince anlayacaksınız ne dediğimi.

Oyunun bazı hareketleri küçük çocuklar için tehlikeli olabilir. Onları atlayabilir, kendinize göre yeniden uyarlayabilirsiniz. Adrenalin seven çocuklar varsa çim zeminde oynayarak denenebilir bu hareketler.

Temel Kurallar

Abudamya teknik olarak en az iki kişi ile oynanabilir ama 6-7 kişiden az olması durumunda oyunun bazı bölümlerinde yeterli keyfin alınmayacağını açıktır. Abudamya takımlı değil ebeli bir oyundur. Herkes ebeye karşı oynar. Yanan  (kurala uymayan) ebe olur.

Oyun genel olarak birdirbir ismiyle ülke genelinde bilinen çocuk oyununu andırır. Öncelikle ebe seçimi ile başlanır oyuna. Ebe seçimi tekerleme ile belirlenebileceği gibi ikili eşleşen çocuklar arasında yazı tura ya da abudamya usulüne tam uygun olsun istenirse adımlaşarak da belirlenebilir. Adımlaşma ikişerli eşleşen oyuncuların belirli mesafeden sırasıyla ayak atarak birbirlerine doğru hareket edip ayağı rakibin altında kalanın elenmesi şeklinde uygulanır.

Abudamya Nasıl Oynanır

Ebe sırtı yere paralel olacak şekilde belini büker ve oyuncuların sırasıyla sırtının üstünden atlamasını bekler. Her aşamada oyuncuların ebenin üstünden atlarken söylemesi gereken ifadeler vardır. Bu ifadeleri söylemek zorunludur. Her aşamada ilk kişiden sonra oyuncular dilerse ebemin dediği ifadesini de kullanabilir. Oyunun aşamaları aşağıdaki gibidir.

  1. Abudamya: Ebenin üstünden serbest şekilde atlanır.
  2. Osmanya: Ebenin üstünden serbest şekilde atlanır
  3. Üçtür fındık kırması: Her oyuncu ebenin üstünden atlarken ayaklarından birinin topuğuyla ebenin kalçasına hafifçe vurur. Bu vuruşa sükse denir.
  4. Dörttür ceviz satması: Ebenin üstünden eller ebenin sırtına bastırılarak atlanır.
  5. Beştir eşeğimin kulağını şıngırdatması: Ebenin kulağına parmakla vurularak geçilir.
  6. Altıdır aslan pençesi: Ebenin üstünden atlanırken, eller aslan pençesi şeklinde açılarak ebenin sırtına bastırılır.
  7. Yedidir direk: Ebe bu oyunda belini bükmez, olabildiğince dik durur. Boynunu ve sırtını hafif öne eğer. Oyuncular ebenin sırtına değil omuzlarına bastırarak üstünde atlamaya çalışır. Oyunun en zor bölümü burasıydı benim için.
  8. Sekizdir seksek: Ebeye doğru tek ayak üstünde sekilerek yaklaşılır ve üstünden öyle atlanır.
  9. Dokuzdur tokmak: Ebenin üstünden atlanırken sırtına eller yumruk yapılarak vurulur.
  10. Ondur Durak: Ebenin üstünden karşı tarafa atlayan olduğu yerde kalır. Ayakları düştüğü pozisyondan hiç kıpırdamaması lazımdır. Ebenin üstünden atlayan her bir oyuncu, kendinden önce atlayan oyunculara da temas etmemesi gerekmektedir. Herkes atladıktan sonra oyuncular önce ebeye karşı oldukları yerde dönerler sonrasında da diledikleri sıraya göre bulundukları yerden tek sıçrayışta ebenin üstünden tekrar atlamaya çalışırlar. Ayaklarını ilk düştüğü yerde sabit tutamayıp hareket eden veya kendinden önce atlayan oyunculara temas eden yanmış sayılır ve ebe olur. Bu oyunda strateji genellikle ilk sıralarda atlayan oyuncuların, kendilerinden sonrakilere yeterli mesafe bırakmak için ebeye farklı yönlerden yaklaşarak tekrarında tek sıçrayışta atlamaya müsaade edecek kadar uzak noktaya atlamaları üzerine kuruludur.
  11. Onbirim Düzülmeç: Atlayan oyuncu ebenin hemen yanına sırtlarının arasında boşluk kalmayacak şekilde eğilerek dizilir. Ardından gelen oyuncu bu dizinin üstünden atlar. Atlarken uçmak, sürtünmek, ebelerin sırtında yürümek dahil herşey serbesttir. Bu özelliğiyle oyunun en zevkli yeridir. Atladıktan sonra karşı tarafa ulaşmadan önce yerle temas edilmemesi gerekmektedir.
  12. Küçük Kazan: Ebe yere çömelecek şekilde olabildiğince eğilir. Oyuncular ebeye temas etmeden karşıya atlarlar.
  13. Orta Kazan: Ebe normal şekilde durur. Oyuncular ebeye temas etmeden karşıya atlarlar.
  14. Büyük Kazan: Ebe biraz dik şekilde durur. Oyuncular ebeye temas etmeden karşıya atlarlar.

Ne bekliyorsunuz. Toplayın çocukları. Seçin ebeyi artık.

Facebook Yorumları
Bilgi paylaştıkça güzel...

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal'in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Maraş'ı yürüyerek, bisiklet üstünde, yamaç paraşütüyle ve yüzerek keşfetmeye çalışıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir