Tohum: Kabuğu Kurgu Çekirdeği Gerçek Bir Öykü

Tıkla. Paylaş. Destek Ol.

Son Güncelleme:

Necip Fazıl Kısakürek’in ilk tiyatro eseri olan Tohum, Türkiye’de modern tiyatronun kurucusu sayılan Muhsin Ertuğrul’un isteği üzerine 1935’te kaleme alınmıştır. Tohum aynı yıl başkarakterini de canlandıran Muhsin Ertuğrul tarafından İstanbul’da sahnelenmiştir.

Maraş’ın Kurtuluşu’nun, kabuğu tamamen kurgu, çekirdeği ise realiteye dayanan bir öyküyle ortaya konduğu eser aynı zamanda şehrimizin kurtuluşunun edebiyat alanındaki ilk tezahürüdür.

İşgal altındaki bir şehri kahramanlığa taşıyan derin köklerin eşsiz benzetmeler ve akıcı bir üslupla anlatıldığı eser, kapağını açtığınız anda sizi kendisine müptela kılacak ve yaklaşık bir saat içinde tamamlatacaktır.

Maraş yakınlarında bir handa geçen olay örgüsü, çeteciler tarafından öldürülen kardeşi Osman Bey’in, yine çetecilerin elinde bulunan Hanım’ını kurtarma planların yapan Ferhat Bey etrafında yoğunlaşmaktadır. Eser, Necip Fazıl‘ın şiirselliğinden izler taşıyan, aydın ve gözüpek bir hürriyet sevdalısı olan Ferhad Bey’in ağzından dökülen, şehrin mayasında bulunan mücadeleci ruhu anlatıldığı tiradlarla bezeli. Ferhat Bey özelinde beden bulan bu ruh, kabuğunu kırıp harekete geçecek, toprağı yarıp nefes alacak, boy verip güneşi selamlayacak kurtuluş tohumudur aynı zamanda.

Memleketine dönerken ilk kez bulunduğu bu yabancı şehirde, Maraş’ın bu küçük hanında şahit olduğu konuşmalar üzerine mücadeleye dair imgeleminde köklü degişikler oluşan Yolcu’nun iç dünyasında yaşadığı başkalaşım, anlatıma ikinci bir boyut kazandırmıştır.

Şiirlerinde kuandigi bazı temaları da yer yer piyeslerinde kullanmayı tercih eden Necip Fazıl’ın Şarkımız şiirindeki aşağıdaki mısralar;

Sapan taşlarının yanında füze;
Başka alemlerden farkımız bizim.

Tohum piyesinde yine sıradan olamayan benzetimlerle okuyucuya detaylı şekilde sunulmuştur.

Onlar üzerimize hortumla ateş sıkıyor. Bizim sırtımızda gömleğimiz bile yok. Ateş geldiği zaman sırtımızda bir patiskanın bile mukavemetini bulamıyor. Biz burada muharebe etmiyoruz. Bir sivrisinekle bir ejderhayı dövüştürmek gibi sihirbaz işine benzer bir tecrübe yapıyoruz.

Maraş’ın kurtuluşu Tohum’dan sonra Kendini Kurtaran Şehir ve Sahibini Arayan Madalya ile iki kez de beyaz perdeye aktarılmıştır.

Facebook Yorumları
Tıkla. Paylaş. Destek Ol.

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal ve Barış'ın babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Maraş'ı yürüyerek, bisiklet üstünde, yamaç paraşütüyle ve yüzerek keşfetmeye çalışıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir