Sahibini Arayan Madalya – 1989

Bulut Aras, Halil Ergün, Agâh Hün, Ulvi Alacakaptan, Sümer Tilmaç, Ali Şen, Salih Kırmızı ve Süheyl Eğriboz gibi birçok önemli ismi oyuncu kadrosunda bir araya getiren dönemin en önemli epik filmlerinden bir tanesi Sahibini Arayan Madalya. Senaryosunu ünlü edebiyatçı Tarık Buğra’nın yazdığı, Yücel Çakmaklı’nın yönettiği filmin yapımcılığını Yedi Güzel Adam’dan biri olan Erdem Beyazıt’ın kardeşi hemşerimiz rahmetli Ahmet Beyazıt üstlenmiştir.

Maraş’ın Kurtuluşu İkinci Kez Beyaz Perdede

Kahramanmaraş’ın kurtuluş hikâyesinin anlatıldığı ikinci film olan Sahibini Arayan Madalya’da ilkinin aksine tarihi bilgilere sadık kalınarak, gerçek şahısların öyküleri üzerinden mücadele anlatılmış. Filmde Sütçü İmam, Arslan Bey, Abdal Halil Ağa, Müftü Rafet Efendi, Şehit Evliya ve Mılhış Nuri gibi Maraş kurtuluş mücadelesinin önde gelen isimlerinin birçoğunu görürüz. Ancak Sütçü İmam’dan sonra belki de en çok bilinen kurtuluş kahramanı olan Rıdvan Hoca’yı filmde göremiyoruz. Ulu Camii imamı Rıdvan Hoca’nın o dönemki meşhur; halka işgal altındaki topraklarda Cuma kılınamayacağı vaazını filmde Müftü Rafet Efendi vermektedir. Senaryo hatasından olduğunu düşündüğüm ve neredeyse her Maraşlının en kötü ihtimalle ilkokul sıralarında ya da her yıl düzenlenen kurtuluş etkinliklerinde en az bir kere izlediği filmde bu durumla ilgili bugüne kadar çevremde ve internette bir açıklama bulamadım. Kimse fark etmemiş belki de.

Büyük Bölümü Maraş Sokaklarında Çekildi

İç ve dış mekân çekimlerinin büyük ölçüde Maraş’ta gerçekleştiği filmde Maraş’ın bütün sokaklarının doğal bir plato olarak kullanıldığına şahit oluyoruz. Ulu Camii, Maraş Kalesi, Uzunoluk Hamamı ve Çiftarslan Evi ve Dedeoğlu Konağı gibi mekânlarda yakın tarihe yolculuk yapabiliyoruz.

İşlenişe gelirsek eğer, film kurtuluş mücadelesinden 5 yıl sonra Kasım 1925’te Maraş’ın önde gelenlerinin belediye binasında toplanarak ve Ankara’dan gelen önemli bir telgrafı okunmalarıyla başlıyor. Telgrafta TBMM tarafından İstiklal Madalyası verilmek üzere kurtuluş mücadelesinde yer almış bir kişinin ivedilikte Ankara’ya bildirilmesi istenmektedir. Film, Bulut Aras’ın canlandırdığı Müftü Rafet Efendi’nin “Kime verelim? Arslan Bey’e mi? Muallim Hayrullah’a mı? Avukat Mehmet Ali Bey’e mi Sütçü İmam’a mı? İzzet Derviş’e mi? Siz söyleyin Reis Efendi Kime verelim?” diye başlayarak o dönemki mücadeleyi tekrar hatırlaması ve herkesi 5 yıl geriye götürmesiyle devam eder. Film boyunca Müftü Rafet Efendi’nin gözünden Kurtuluş Mücadelesini izleriz. Filmin sonunda Müftü Rafet Efendi hikâyeyi bir şehrin bağımsızlık zaferini anlatarak bitirir ve İstiklal Madalyasının tek bir kişinin değil kurtuluşta mücadele eden tüm önderlerin, yetimlerin, dulların, o dönemden önce ve sonra yaşamış ve yaşayacak olan bu şehrin kahraman halkının hakkı olduğunu belirtir. Ankara’ya İstiklal Madalyası’nın Maraş’a verilmesi gerektiği bildirilir.

Maraşlıysanız ve bugüne kadar filmi izlemeyenlerdenseniz veya Maraş’a yeni geldiniz ve her yerde Sütçü İmam, Arslan Bey gibi isimlerini duyduğunuz yiğitlerin öykülerini, şehrin girişinde sizi karşılayan madalyanın hikâyesini merak edenlerdenseniz eğer ilk fırsatta bu filmi izlemenizi öneririz.


Maraş’ta çekilen diğer filmler için bu yazımıza bakabilirsiniz.

Facebook Yorumları

Yusuf

Şeyma’nın eşi, Bilal’in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Bisiklete binerim. Dağda ovada suda gezerim. Uçmak istiyorum ama tereddütlerim var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir