Maraş Fili ve Zümrüd-ü Anka

MTA Müzesi Tanıtım Kartı
MTA Müzesi Tanıtım Kartı
Türkiye’nin En Önemli Müzelerinde Maraş İzi

Dünyanın bütün büyük kentlerinde en çok ziyaret edilen müze türlerinin başında, tabiat tarihi müzeleri gelir. Bu müzelerde bugüne kadar yaşamış canlı türlerinin fosilleri, iskeletleri, canlandırma maketleri gibi paleontolojik ürünler, mineral ve maddelere ilişkin örnekler, tarih öncesi çağlarda insan toplulukların yaşayışına ilişkin buluntular sergilenir. Avrupa’daki rakipleri ile büyüklük ve koleksiyon çeşitliliği bakımından değerlendirildiğinde, ortalamanın altında kalsa da Ankara’da bulunan MTA Tabiat Tarihi Müzesi bu alanda Türkiye’nin en büyük müzesi konumundadır. Bu müzenin dışında Türkiye’de sadece birkaç üniversite bünyesinde küçük tabiat tarihi müzeleri bulunmaktadır.

Konunun Maraş’la ne alakası var diyorsanız eğer bugüne kadar Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesini gezmemişsiniz demektir. Müzemizde o dönemin görüntülü ve sesli canlandırmaları eşliğinde sergilenen heybetli Maraş Fili, sadece Kahramanmaraş Müzemizin değil bu alanda ülkemizin en büyük müzesi olan MTA Tabiat Tarihi Müzesi ile Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Müzesi’nin de en önemli koleksiyonunu oluşturmaktadır. Hatta MTA Tabiat Tarihi Müzesi’nin logosuna tek başına Maraş Fili şekil vermektedir.

Ankara’da yaşadığım yıllarda önünden belki yüzlerce kez geçtiğim bu müzeyi bir kez ziyaret edip, Maraş Fili’ni uzun uzun incelemiş, arkadaşlarıma da övünerek anlatmış olmama rağmen, logosunu ilimizden bir parçanın oluşturmasını bu yazıyı hazırlarken karşıma çıkan müzenin logosunu görmemle fark ettim. Algıda seçicilik dedikleri bu galiba. Bu durum bugüne kadar hemşerilerimizin ve başkalarının da dikkatini çekmemiş olmalı. Hiçbir yerde bununla ilgili bir metin, açıklama veya yazı bulamadım. MTA yetkililerini aradığımda, logolarında Maraş Fili’nin bulunduğunu teyit ettiler ama bu logonun neden seçildiğiyle ilgili bugüne kadar herhangi bir yerde bir sunum, yazı, rapor ya da bilgi paylaşmadıklarını da ayrıca belirttiler. Kahramanmaraş’ın turizm potansiyelinin tanıtımı açısından önemli paya sahip olacak bu bilgiyi ilk kez Maraş Avucumda farkıyla sizinle paylaşmış olalım.

Anadolu’da Yaşamış En büyük Canlı
MTA Tabiat Tarihi Müzesi
MTA Tabiat Tarihi Müzesi

Hadi biraz da Maraş Fili’ni MTA Tabiat Tarihi Müzesi’nin simgesi olacak kadar önemli yapan şeylerden bahsedelim o zaman. Afrika’dan kalkıp Antarktika ve Avustralya dışında, hemen hemen dünyanın bütün doğal, yaşanabilir, karasal alanlarına yayılan Maraş Fili’nin (Elephas maxima asurus) boyu 6 m’ye, ağırlığı ise 5 tona  yaklaşmaktadır. Anadolu’da yaşadığı bilinen en büyük canlılardan biridir aynı zamanda. Türkiye’deki paleontolojik kalıntılarına Kahramanmaraş, Amik Ovası, Erzurum ve Ankara ‘da rastlanmıştır. Literatürde Maraş Fili olarak geçmesinin nedeni ise bütün gövdeyi oluşturacak kalitede korunmuş birçok iskeletin sadece Maraş’ta çıkarılmasıdır.

Maraş filleri Gavur Gölü'nde yaşardı.
Maraş filleri Gavur Gölü’nde yaşardı.

Anadolu’da nesli çok değil birkaç bin yıl önce meteorlar ya da dondurucu soğuklardan değil insanoğlunun yaşam alanlarını sınırlandırması sonucu tükenmiştir. Maraş Fili’nin hikâyesi gerçekten trajiktir. Fillere can verecek kadar önemli bir yaşam kaynağı olan  Gâvur Gölü, 8000 yıl¹ önce bölgedeki Domuztepe’ye insan yerleşimiyle tahrip olmaya başlamıştır. Muhtemelen bu sürecin sonunda yaşam alanı daralmaya başlayan Maraş Fili, bugün hala akraba türleri Asya’da yaşamını sürdürse de, tarih sahnesinden 2000-3000 yıl önce silinmiştir.

Birkaç bin yıl sonra bir mucize gerçekleşmiş, Gâvur Gölü’nün insan eliyle tamamen yok edilmeye çalışılması sırasında, insanoğlunun bir zamanlar bölgede yaşadığını çoktan unuttuğu Maraş Fili,  Zümrüd-ü Anka efsanesindeki gibi küllerinden yeniden doğmuştur.

Yakın tarihe kadar devam eden kurutma ve tarıma açma çabalarına rağmen hala bölgenin en önemli sulak alanı konumunda olan Gâvur Gölü bataklığının, 1970’de tamamen kurutulması çalışmaları sırasında, file ait ilk bulgularla karşılaşılmıştır. Prof. Dr. Mehmet ÖNALAN ve MTA yetkileri tarafından yapılan çalışmalar sonucunda çıkarılan parçalar bir araya getirilmiş ve 3500 yıl² önce yaşadığı tahmin edilen filin Türkiye’de ilk kez tam iskeleti MTA Tabiat Tarihi Müzesi’nde 1974’te sergilenmeye başlanmıştır.

Odun Sanılan Fil İskeletleri

Yöre halkı tarafından bölgede bulunan ilk iskeletten önce birçok iskeletin tarla süren çiftçiler tarafından bulunduğu ancak odun zannedilerek yakıldığı da ifade edilmektedir.

Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Müzesi
Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Müzesi

İlkinden sonra Gâvur Gölü’nden yeni iskeletler çıkarılmaya devam edilmiştir. Bugün MTA dışında İzmir Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Müzesi’nde bir, Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi’nde ise birisi ayakta diğeri yerde olmak üzere iki adet Maraş Fili sergilenmektedir. Eksik  iskeletli olduğu için yerde sergilenen fil belki ilerleyen yıllarda açılacak diğer müzelere gönderilebilir. Anadolu’da yaşamış en büyük canlılardan biri olan Maraş Fili’ni daha çok insan tanımış olur.

İlimizde sergilenen ikinci fil ise Ankara ve İzmir’den sonra bir araya getirilen büyük ölçüde tam iskeletli üçüncü Maraş Fili olmuş ve ilk kez ana vatanında 2012 yılında tekrar ayağa kalkmıştır. Kahramanmaraş’ın kendi filine kavuşması geç olmuştur ama Ankara ve İzmir’den daha kaliteli bir şekilde sergilenmesi, bu gecikmeyi telafi etmiştir.

Görsel ve işitsel destekli sunumla Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi Maraş Fili sergi salonunda kendinizi Gâvur Gölü’nde fillerin arasında hissedeceksiniz. Salona girdiğinizde duvardaki yansıda kemikler ve kuru göl tabanıyla karşılaşacak, yansıya doğru ilerlediğinizde bir ışık patlaması ile 3500 yıl evveline, fillerin yaşadığı döneme gideceksiniz. Filler dışında arkada geyikler, kuşlar ve balıkların birbirleri ile etkileşim halinde hareket ettikleri sahne ile Maraş Fili’ni izleyebilirsiniz.

Daha önce diğer şehirlerde Maraş Fili’ni görüp hayran kalanlar ile 2012 yılından sonra Kahramanmaraş Müzesine uğramayan hemşerilerimizin Maraş Fili’nin heybetini görmek için müzeyi ziyaret etmelerini öneriyoruz.


¹ Stuart Campbell – Manchester Üniversitesi, Dağların Gazeli Maraş, YKY, 2010

² www.mta.gov.tr

 

Facebook Yorumları

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal'in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Bisiklete binerim. Dağda ovada suda gezerim. Uçmak istiyorum ama tereddütlerim var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir