Kendini Kurtaran Şehir, Şanlı Maraş – 1951

Maraş halkının 1920 yılında işgalci Fransız kuvvetleri karşısında verdiği mücadeleyi anlatan ilk filmdir. Günümüzde bilinen kurtuluş öyküsü ile birebir örtüşmese de Maraş’ın kurtuluşundan sadece 30 yıl sonra Osmanlı’nın son dönemlerine tanıklık etmiş şair Behçet Kemal Çağlar ile Osmanlı Prensesi Sara Korle’nin senaristliği, Enver Paşa’nın yeğeni olan Faruk Kenç’in yönetmenliğinde çekilmiş olması filme tarihi bir belge niteliği kazandırmaktadır.

Kayabaşı Camii günümüze ulaşamadı.

Filmde bölümler arası geçişlerde Maraş vurgusunu kuvvetlendirmek için Ulu Cami, Acemli Camii, Maraş Kalesi, Eski Belediye Binası, Gazi Kışlası ve Amerikan Kız Lisesi gibi tarihi yapılar ile Maraş sokaklarının belgesel tadında bugüne kadar başka yerde görmediğim muhtemelen film ekibince çekilmiş manzaralarını içeren o döneme ait görüntüler kullanılmış. Bu tarihi mekânları fotoğraflar dışında ilk defa video formatında görmek için bile her Maraşlının bu filmi izlemesi ve sonraki nesillere koruyarak aktarması gerektiğini düşünüyorum.

Oyuncuların yer aldığı kaleye hücum, çetelerin halayı gibi birkaç sahnenin de yine Maraş’ta çekildiği aşikâr. Bunlar haricindeki dış mekân çekimleri ilimizde çekilmemişe benziyor. İç mekân çekimlerinin tamamının ise stüdyoda yapıldığı görülüyor.

Filmde Maraş ve Antep yöresine ait birçok Türkü’nün de kullanıldığını belirtmek lazım. Kazancı Bedih tarafından derlenen ve İbrahim Tatlıses tarafından seslendirilen “Maraş Maraş” türküsünün muhtemelen kayıtlı en eski hallerinden birini bu filmde Sadri Alışık’ın sesinden dinlemek beni doğrusu şaşırttı.

Birkaç sahnede görülen Sütçü İmam dışında Maraş Kurtuluş Mücadelesi önderlerine filmde yer verilmemiş. Öykü Sadri Alışık’ın aynı zaman da ilk başrolü de olan bıyıkları yeni terlemiş, döşünde sazı, belinde tabancası eksik olmayan, yeri geldiğinde camide namaz kılan yeri geldiğinde tiyatroda eğlenen, yüreği vatan ve bir de komşu kızı Zeynep aşkıyla dolu Ali Ökkeş karakteri etrafında şekilleniyor. Tüm Maraş halkının işgalci kuvvetlere karşı içten içe örgütlenişini, Ali Ökkeş’in düşman bayrağı kalede dalgalanırken Cuma namazı kılınmaz diyerek kurtuluşa liderlik edişini, en az kendi kadar yiğit olan Zeynep’e olan aşkının giderek büyüyüşüyle birlikte izliyoruz. Filmin sonunda Ali Ökkeş büyük acıları ve sevinçleri bir arada yaşayacaktır.

Yapım ve oyuncu ekibinin kalitesi, dönemin şartlarına göre kullanılan teknoloji, yakın tarihe ilişkin özgürlük mücadelesini bir delikanlının aşkının etrafında anlattığı sinematografik dili ve Maraş’a TBMM tarafından “Kahraman” unvanı verilmeden 22 yıl önce “Şanlı” unvanını layık gören öngörüsü ile Kendini Kurtaran Şehir: Şanlı Maraş sinema tarihimizde 1950’li yıllardan bugüne kalmış ender kaliteli eserlerden birisi olarak izleyicilerini bekliyor.


Maraş’ta çekilen diğer filmler için bu yazımıza bakabilirsiniz.

Facebook Yorumları

Yusuf

Şeyma’nın eşi, Bilal’in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Bisiklete binerim. Dağda ovada suda gezerim. Uçmak istiyorum ama tereddütlerim var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir