Fransisken Kilisesi

Batılıların Osmanlı bünyesindeki azınlıkların doğal koruyucuklarına soyunması Franzız ihtilali ile başlamıştı. 19. yy’ın başlarında ikili anlaşmalar ve Osmanlı’nın azınlıklara verdiği haklar ile bu süreç resmiyet kazanmış, Anadolu’daki birçok şehirde birbiri ardına azınlıklara hizmet eden batılı okullar ve kiliseler açılmaya başlanmıştı. Amerika ve Almanya Protestan, Fransa ve İtalya Katolik, Rusya ise Ortodoks kiliseleri kurup Ermenileri kendi saflarına çekmeye çalışıyorlardı.

Maraş’ın En Büyük Yapısı

Bu süreçte 1895 yılında İtalyan kökenli Katolik tarikatı olan Fransisken Rahipleri, Maraş’a büyük bir kilise inşa etmeye başlarlar. Kilisenin açılış tarihi bilinmemekle birlikte inşaatın en fazla birkaç yıl sürdüğü tahmin edilmektedir. Şehrin en büyük binası olarak inşa edilen bu kiliseyi ve çan kulesini 1900’lü yılların başında çekilen eski fotoğraflarda görebiliyoruz.

Uzunoluk’tan görünüşü

Resmi adı Podovalı Aziz Antuan Kilisesi olan yapı, kalenin doğusunda, Kanlıköprü’nün kuzeyinde, şehre hakim Abarabaşı tepesinde yer alırdı. Bu nedenle Abarabaşı Kilisesi ismiyle de bilinirdi. Katolik mezhebinin en büyük cemaatlerinden olan Fransisken Rahipleri, geniş bez kullanan diğer cemaatlerin aksine cübbelerinin beline uçları düğümlü kalın beyaz kendir dolarlardı. Bu nedenle kilise Maraş halkı arasında Belikendirliler Kilisesi diye de anılırdı. Birçok romana ve sinema filmine konu olan bu tarikatın Maraş’ta bulunan kilisesinde İtalyan ve Ermeni rahipler görev yapardı.

Çan Kulesinde Keskin Nişancılar

Maraş kurtuluş mücadelesi döneminde Fransızların üst olarak kullandığı en önemli noktalardan bir tanesi idi Fransisken Kilisesi. Buraya konuşlanan Fransız birlikleri arasında meşhur 412. alayın 2. bölüğü, bir bölük Ermeni lejyoner ve malesef bir bölük Cezayirli keskin nişancı da vardı.¹ Şıh Camii minaresinin kiliseye bakan kuzey yüzüne saplanmış top mermisi bu kiliseden atılmıştı.

Fransisken Kilisesi kente hakim bir tepedeydi

Yapılışından henüz 20 yıl sonra, 21 Ocak – 12 Şubat 1920 arasında Maraş kurtuluş mücadelesinde düşman güçlerine doğrudan ev sahipliği yapan bu kilise, şehrin tamamen harap olduğu, birçok cami, kilise ve konağın yakılıp yıkıldığı 22 gün boyunca belki de en az hasar gören yapılar arasında yer aldı.

Kurtuluş harbi sonrası uzunca bir süre atıl vaziyette bırakılan binanın 1936-1938 yıllarında yıkıldığı ifade ediliyor. Tam olarak ne zaman, kim tarafından, neden yıkıldığı bilinmiyor. Müzeye, okula hatta camiye çevrilip yaşatılamaz mıydı bilmiyorum ama savaşta düşmanın üstlendiği stratejik noktalardan biri olması akibetini hazırlamışa benziyor.


Günümüzde kilisenin yerinde Kahramanmaraş Ortaokulu bulunmaktadır. 

¹Lions of Marash, Stanley Kerr

Facebook Yorumları

Yusuf

Şeyma’nın eşi, Bilal’in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Bisiklete binerim. Dağda ovada suda gezerim. Uçmak istiyorum ama tereddütlerim var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir