Elbistan’da Polonyalı Bir Tur Bisikletçisi

Bisikletle uzun tur yapanların rotalarını payaştıkları platformlarda Göksun-Elbistan-Nurhak güzergahının özellikle yabancılar tarafından sıklıkla kullanıldığını görüyordum.  Bugüne kadar bu bisikletlilerin hiçbiriyle yaptığım sürüşlerde karşılaşmamıştık. Bir tanesini geçen yıl bir gün arayla kaçırmıştık. Aylarca hatta yıllarca evlerinden uzakta pedallayıp, çadırda konaklayarak binlerce kilometre pedallayan bu macera tutkunlarıyla elbet bir gün yollarımızın kesişeceğini biliyordum.

Bir Bisikletli Gördüm Sanki

Ramazan Bayramı için 20 Haziran 2017’de Elbistan’a gelirken Ekinözü yol ayrımından hemen sonra yüklü bir bisikletli gördüm. Önünde ve arkasında bağlı bagajlardan uzun bir tura çıktığı anlaşılıyordu. Hep pedallarken hayal ederken araç sürerken yakalamıştım bu fırsatı. Neyseki bisikletim bagajdaydı. Yaklaşıp selam  verdim. Arabadan inip Döngel Köyü‘nden topladığımız kirazlardan ikram ederek sohbete başladık.

İsmi Hukaş (Lukasz). Polonyalı. 27 yaşında. Evinden ayrılalı iki ay olmuş. Bir aydır Türkiye’de imiş. Kendisine benim de bir bisikletli olduğumu, öğle yemeği ısmarlamak istediğimi belirttim ama ilk başta kabul etmedi. Arabamın bagajındaki bisikleti gösterdikten sonra teklifimi kıramadı. Telefon taşımadığı için Elbistan’ın girişindeki Battal Köprüsü’nü tarif ettim ve ailemi eve bıraktıktan sonra kendisiyle orada buluştuk.

Şehir içinde pedallarken bir yandan da konuşmaya devam ediyorduk. Polonya’da tamirat işleriyle uğraşıyormuş. Yeterli miktarda para kazandıktan sonra uzun süreli turlara çıkarmış. Geçen yıl kız arkadaşıyla Asya turu yapmışlar. Bu yıl tek başına Polonya’dan yola çıkmış. Karadeniz etrafını dolanarak Romanya, Bulgaristan, Türkiye,  Azerbaycan,  Gürcistan, Rusya üzerinden tekrar Polonya’ya dönmeyi planlıyor. Bisikleti son derece basit. Benim orta seviye bisikletime hayranlıkla bakıyor. Çok küçük bütçelerle dünyayı dolaşıyor Hukaş. Bagajında kazmayı görüyorum. Yol üstündeki yüksek dağlara bisikletinden inip zirve tırmanışı yapıyormuş. En son Erciyes’e tırmanmış. Burdan sonraki hedefinde Süphan varmış.

Ne yersin diye sorduğumda “Çadırda yaşayan bir göçebeyim. Yemek seçmem, ne olursa yerim.” karşılığını verdi. Ramazan ayında olduğumuzu biliyordu. Elbistan’da bir kafede hamburger bulabildik öğle vaktinde. Ben oruçlu olduğum için utana sıkıla bitirebildi hamburgerini. Genellikle geçtiği yerlerden aldığı malzemelerle yemeğini kendisi hazırlıyormuş. Lezzet kaygısı yok. Sağlıklı olayım, karnım doysun yeter diyor. Heybesinde karpuz eksik olmazmış. Türk çayını da bir ay içerisinde çok sevmiş Hukaş.

Çay içmek için Pınarbaşı’na pedallarken sohbete devam ediyoruz. Yanında haritası dışında hiçbir iletişim aracı taşımıyor. Haftada bir internet kafelerden girip mesajlarına bakıyormuş. “Genellikle ana yolları takip ettiğim için hiç kaybolmadım.” diyor. Bisiklet üstündeyken kask kullanmıyor, sadece kaya tırmanışında baret takıyormuş. “Türkiye’de hiç trafik kazası görmedim, sürücüler çok bilinçli.” diyerek şarşırtıyor beni. Türkçe birkaç kelime öğrenmiş. Sıklıkla “İnşallah” kelimesi çıkıyor ağzından.

Hava kararmadan biraz daha yol alıp çadırını kuracağı bir köy ya da şehre ulaşması gerekiyor. Haritada güzergahını gösteriyor. Nurhak üzerinden Gölbaşı var hedefinde. Kendisine Elbistan Şeker Fabrikası’na kadar eşlik ediyorum. Nurhak Dağları’nın eteklerindeki eşsiz manzaralarla dolu bu yolda daha önce pedalladığımı belirtiyor, blogdaki yazımı ve fotoğrafları gösteriyorum kendisine.

Vedanın ardından Nurhak Dağları’na doğru tırmanırken ağır ağır basıyor bisikletinin pedalına. Ben de arkasından fotoğraf makinemin düğmelerine.

Facebook Yorumları

Yusuf

Şeyma'nın eşi, Bilal'in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Bisiklete binerim. Dağda ovada suda gezerim. Uçmak istiyorum ama tereddütlerim var.

Elbistan’da Polonyalı Bir Tur Bisikletçisi” için 2 yorum

  • 3 Temmuz 2017 tarihinde, saat 19:35
    Permalink

    Gerçekten teşekkürler abi Kahramanmaraş’ın- Elbistan’ın böyle bir sahibi olması lazım Kahramanmaraş’ı tanıtması lazımdı sen elinden geleni yapıyorsun sağ olasın abi

    Yanıtla
  • 11 Eylül 2017 tarihinde, saat 15:55
    Permalink

    Anılar, seyahatnameler, özellikle eski seyahatnameler ile tarih, çok sevdiğim eserler….Teşekkür ve minnetlerimi sunarım.(E-posta adresimi, isteğiniz üzerine yazıyorum ama kullanmadığımı itiraf edeyim.) Selam ve saygılarımı kabul buyurunuz.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir