60 Atlı Yapalaklı

Anadolu’nun her şehrinde cesaretleri, yiğitlikleri ve kavgada korkusuzluklarıyla adlarını duyurmuş köyler vardır. Elbistan’da en cesur insanlar hangi köyde yaşar diye sorsanız tek bir cevap alırsınız: Yapalak. Resmi adıyla Büyük Yapalak.

Kendimi bildim bileli Yapalaklı dedin mi akan sular durur Elbistan’da. Yapalaklıyla kavga edilmez. Yapalaklı arkadaşı olanla da kavga edilmez. Hep merak ederdim bu özellik nereden geliyor, Yapalak ilk ne zaman böyle nam salmış.

200 Yıl Önce Seyyahların Dilinde

18. yy’dan itibaren Anadolu’yu karış karış gezip ülkelerine raporlayan yabancı tüccar, seyyah, arkeolog, coğrafyacı ve seyyahların notlarını araştırıyorum uzunca bir süredir. Bu araştırmalar esnasında hiç hesapta yokken Yapalak’ı anlatan seyyahlar kafamdaki soruların bazılarına cevap verdiler sanırım.

Mark Sykes’in rotası

İlk olarak 1904 yılında Suriye, Irak ve Doğu Anadolu’nun tamamını gezen İngiliz Mark Sykes’in Dar’ül İslam adıyla yayınladığı kitabında karşıma çıktı Yapalak. 1916’da Osmanlı’yı parçalayıp bölüşmek için batılıların kendi aralarında yaptığı gizli Sykes-Pycot anlaşmasının mimarı olan Sykes’in kitabında.

1904 kışında Maraş’tan Zeytun ve Kısık Vadisi üzerinden Elbistan’a zorlu yollardan at üstünde gelen Sykes, Elbistan’da birkaç gün geçirdikten sonra, atını Darende’ye sürer. Yolda Yeni(Küçük) Yapalak isminde bir köyde Şeyhin evinde konaklar. Şeyhin misafir odasının döşemelerini çok beğenir ve satın alır. Küçük Yapalak’tan sonra 45 dakikalık at sürümü mesafesinde olan Eski(Büyük) Yapalak isminde bir köyden geçer. Bu köydekilerin hakiki Osmanlı tipinde olduklarını belirtir.

Yapalaklu Köyünün Cesur Atlıları

Yapalak hakkında daha enteresan açıklamalar, 1812 yılında Halep’ten İstanbul’a giden kervanda bulunan İngiliz seyyah M. Bruce’un notlarında karşıma  çıktı. Bruce’un notlarına göre 20 Mayıs 1812’de Halep’ten yola çıkan kervan 9 gün sonra Elbistan’a ulaşır. Elbistan’a ulaşıncaya kadar kervan sahipleri şehirler arasında hırsızlık ve yağmaya karşı geçtikleri bölgelerde kendilerine korkusuz kişilerden koruma tutarlar.  Elbistan’da birkaç saat istirahat ettikten sonra yola çıkan kervan, cesaretleriyle meşhur olan Yapalaklu isimli köylülerden kendilerine koruma seçerler. Elbistan’dan Hekli (Keçe) Mağara isimli bölgeye kadar  Yapalaklulu korumalar kervana eşlik eder.

Yazar burada Yapalak’ın cesaretini anlatırken “sadece 60 tane atlı adamı olan bu köyün civardaki 12 köye nasıl üstün geldiğini anlamış değilim” diye belirtir.

Yapalak’ın cesareti 200 yıl önce İngiliz seyyahların bile dikkatini çekmişe benziyor. Kim bilir? İngilizler belki de her Maraşlı’nın Yapalaklı gibi korkusuz olduğunu sonradan anlayınca, 1919’da işgal ettikleri Maraş’ı 8 ay sonra Fransızlara terketmişlerdir.

Yusuf

Bilal'in babası... Mühendis, Elbistan, Bisiklet, Doğa, Tarih

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir