1866 Yılında Afşin ve Elbistan’da Misyoner Faaliyetleri

Amerikan Yabancı Misyon Görevlileri Kurulu’nun (American Board of Commissioners for Foreign Missions) gelişme raporlarının 1828-1934 yılları arasında aylık yayınlandığı, The Missionary Herald dergisininin 1867 Nisan sayısında bölgeyi ziyaret eden Amerikalı bir misyoner din adamının “Elbistan ve Yarpuz’u Ziyaret” başlığını taşıyan mektubuna yer verilmiştir. Elbistan ve Afşin’deki Protestan Kiliselerinin o dönemki durumları ve misyonerlerin azınlıklara yönelik faaliyetleri hakkında kıymetli bilgiler bulunan bu mektubu Türkçe’ye çevirdim.

Bize Destek Olun

Maraş hakkında bilgi çoğalsın diye uzun süren araştırmalar ile bu eserleri sizlere sunuyoruz. Beğendiğiniz yazıları paylaşarak, içerik hakkında bildiklerinizi yazının altındaki yorum bölümünden ekleyerek ve bizi sosyal medyada takip ederek destek olabilirsiniz.

Yazılarımız giriş kısmı ya da kısa özeti alınıp, tamamı için Maraş Avucumda sayfasına bağlantı verilerek kullanılabilir. Yazının tamamının başka sitelerde kullanılması hem bizim yeni eserler ortaya koyma şevkimizi kıracak hem de fikri haklarımızı ihlal edecektir.


Elbistan ve Yarpuz’u Ziyaret

Maraş’ın yetmiş beş mil kuzeyindeki Elbistan ve yirmi mil daha uzağındaki Yarpuz (Afşin) istasyonları 1864 yılı ağustos ayından beri hiçbir misyoner tarafından ziyaret edilmemişti. Antakya bölgesinden döndükten sonra Bay Powers, buralara ziyaret hazırlığı içerisinde bulduğu Bay Montgomery’nin yola çıkmasına mani olup, kendisi bizzat bu bölgelere gitmeye karar verdi. Powers’a tüm yazı ağır hastalık nedeniyle Maraş’ta yatakta geçiren, ölümü beklenirken son anda mezardan fırlarcasına iyileşen Elbistan Vaizi Baron Sarkis eşlik etti. Büyük haz ve iştiyakla yola çıkan Sarkis kendini iyi hissederse geri dönmeyecek ve hastalığı nedeniyle ara verdiği görevine Elbistan’da devam edecekti. Öyle de oldu.

Bay Powers’ın Mektubu, 4 Aralık 1866
Yolculuk

31 Ekim’de Maraş’tan ayrıldık. Yanımıza gece konaklamak için çadır aldık ama mevsimin uygun olmaması nedeniyle hem gidiş hem de dönüşte sadece ilk gece kullanabildik. Yağmur ve çamur nedeniyle geceyi çadırın ıslak zemininde çok zor geçirdik. Dönüş yolunda durum daha da kötüydü. Beş kişiden oluşan topluluk fırtına nedeniyle birbirinden ayrılmıştı. Bazıları ahırlarda, bazıları buldukları mağaralarda, diğerleri de köylülerin evlerinde konakladı. Eşyalarımın bulunduğu katırcımız Maraş’a hepimizden bir gün sonra ulaşabilmişti. Son geceyi tek başına dağın tepesinde soğuk ve ıslak geçirmişti. Ölmekten belki de katırında yüklü çadır sayesinde kurtulmuştu. Maraş ve Elbistan arasındaki araziler aşırı dağlıktır. Ne bir köy ne de kasaba var bu yolda. Binek üstünde bu mevsimde dört günde katedilen yetmiş beş mil boyunca yolcuların konaklaması için bir ev ya da oda yok. Sadece kah burada kah orada serpilmiş tek tük fakir köylü evleri ile atlar, katırlar ve eşekler için üç tane ahır bulunuyor. Katırcılar buralarda bir köşede yaktıkları ateşin yanına uzanıp geçiriyorlar geceyi.

Çamur ve Sefalet İçindeki Kasabalar

Elbistan hayatım boyunca ayak bastığım en çamurlu çukur¹. Sokaklardan geçilmesi neredeyse imkânsız. O kadar ki; bir akşam kardeşlerimizden birinin evine giderken rehberim geçilmesi mümkün olmayan sokağın birinde çamurdan sakınmak için evlerin birbirine bitişik düz damlarına çıkarmıştı beni. Yarpuz bu minvalde biraz daha iyi sayılır. Her iki kasabadaki evler kasvetli ve konforsuz. Bizim zevk ve sefa değil, sağlık ve huzurlu bir yaşam için elzem gördüğümüz bütün özelliklerden yoksunlar. Sakinlerin çok azı varlıklı, büyük bölümü çok fakir. Böyle bir ortamda zeka, kültür, kendini kontrol etme ve nezaket bulunabilir mi?

Protestanlar

Protestanların da öğrenmesi gereken çok şey var. Galatyalılar 22. ve 23. ayetlerinde bahsedilen Kutsal Ruh’un meyvelerini bol şekilde yetiştirmiyorlar. Aralarında kuvvetli bir dini düşünce, Kutsal Ruh’un alçakgönüllüğünü arayış ve samimi dindarlık özlemi olduğu aşikar ama bu duygular kabalık ve cehalet ile karışmış durumda. Vaizlerinin şehadetiyle şu anki durum büyük bir gelişmeyi gösteriyor ve Elbistan gelecek için umut vaat ediyor. Nezaketi burada yaygınlaştırmak için çok büyük engeller olsa da kesin olan başarı daha parlak şekilde çok yakında elde edilecektir. Elbistan’da şu anda yirmi tanesi kiliseye üye olan yüz elli Protestan var. Üyelerin dördü henüz ayrı bir kilisesi bulunmayan² Yarpuz’da yaşıyor.

Elbistan’daki İbadethane

Son iki yılda büyük oranda borçlanarak kendi başlarına bir kilise inşa etmişler. Taş ve kerpiçten örülmüş dört duvar ve düz damdan oluşan bir yapı. Boyasız, sıvasız, zemin döşenmemiş. Kapısı bile yok. Yapıldığı arazi eskiden nehir yatağı olduğu için çok nemli. Bina bütüncül olarak hiçbir şeye benzemiyordu ancak teslimiyete davet edilen Tanrı’nın hoş bir evini andırıyordu. Bu itici görünen yapıya rağmen altmış beş ve yüz arasında protestan pazardan pazara haftalık ayin için kiliseye geliyordu.

Dua, Toplantı ve Reformlar

Yeterli sayıda küçük bir grup haftada iki ya da üç kez dua için kilise de toplanıyordu. İbadet esnasındaki düzen, edep ve samimiyetlerinden ziyadesiyle etkilendim. Yerel bir vaizin yönettiği katıldığım bir ayin, nitelikli törenler için modeldi. Kitabı Mukaddes’ten bir bölüm okundu, iki ya da üç tane ilahi söylendi. Zamanın çoğu sayıları yedi ya da sekizi bulan tarikat üyelerinin birbirlerini beklemeden ayrı ayrı görüşlerini bildirdikleri bölüme ayrılmıştı. Her bir üye kalbine en yakın olan şeyi söyleyip ona dua sunuyor ve tören bu şekilde bitiyordu. Törenin zihnimde bıraktığı etki çok olumluydu. Neredeyse Elbistan’da bulunduğum her akşam kilise üyeleri ile odamda buluşup sohbet ettik. Vicdan ve Hıristiyanlık hakkındaki sorularını yanıtladım, kitaptan bölümler okuyup kendilerine izah ettim.

Orada bulunduğum dönemde kilisenin kınadığı iki kişi affedildi, iki yıldır mabede uğramayan iki kişi kiliseye dönmeye ikna edildi, vaizle birlikte çalışmak üzere kilise komitesi oluşturuldu, kardeşlerimizden bir tanesi ibadet ve idari işler için papaz yardımcısı tayin edildi. İki Pazar günü vaaz verdim, on tane çocuğu vaftiz ettim, aşai rabbani ayinini yönettim, beş kişiyi kiliseye üye yaptım, bir tane nikah kıydım, daha önce kayda alınmayan bir evliliği tescil ettim. Çeşitli yollarla oradaki bağları kuvvetlendirdiğime inanıyorum.

Yarpuz – Bir Vaiz

Yarpuz’da beklenenden farklı bir ortamla karşılaştık. Vaaz edip, önemli tavsiyelerde bulunup, uyuşmazlık içinde olanları bir araya getirip, bir çifti evlendirip, daha önce kaydedilmeyen bir evliliği tescilledikten sonra onları Tanrı’ya emanet edip ayrıldık. Bize şehrin dışına kadar eşlik ettiler. Yol kenarında hep birlikte dua ettik.  İyi dileklerini ve hayır dualarını alarak belki de sonraki sefere ebediyette buluşmak üzere kendilerinden ayrıldık. Bu küçük topluluk son aylarda şiddetli şekilde vaize ihtiyaç duyuyormuş. Elbistan’ın ölümü beklerken mezarından çıkarcasına hayat bulan vaizinin olduğu gibi Tanrı’nın takdiri ile Afşin’in yakın zamanda faaliyete başlayan ilk kilisesinin² aniden görme yetisini kaybeden vaizinin de tekrar görevinin başına geçmesini umut ediyoruz. Gözlerini yeterince kullanmasa bile Yarpuz halkına faydalı olacağını düşünüyoruz. Elbistan’dan ayrılışımız o kadar sevindirici değildi. Bu ziyaretlerimiz Kutsal Ruh’un nazik ziyaretlerine vesile olsun, bütün karanlık yerlerde doğruluk meyvelerini yeşertsin.

Hareket Vakti – Görev Tamam

Sadece şunu eklemek istiyorum. Maraş’a geldiğim günden itibaren beş ayın üçünü seyahat halinde geçirdim. Amerika’dan ayrıldığım günden beri hep hareket halindeyim. İstirahat, teslimiyet ve benzeri şeyler için birkaç haftalık boşluk beni memnun etti. İskenderun’a indiğim günden beri on bir farklı cemaate vaaz verdim, yirmi iki kişiyi kiliselere üye yaptım, kırk iki çocuğu vaftiz ettim, üç kilisede aşai rabbani ayini yönettim. Tüm bunları yapmama imkân tanındığı için de ayrıca minnettarım. Tanrı’ya beni kendi bağında çalıştırdığı için şükürler olsun. Tüm övgüler onadır.


Dipnotlar

¹ Yazar açık şekilde şehri tanımlarken çukur/delik manasına gelen “hole” kelimesini kullanıyor. İnsanlar hakkında küçümseyici ifadeler kullanan misyonerlere aşinayım ama şehre hakaret edildiğini ilk kez bu mektup da gördüm.

² Mektubun bir bölümünde Afşin’de kilise (Protestan Kilisesi) bulunmadığından diğer bölümünde ise Afşin’deki ilk kiliseden bahsediyor. Bu tutarsızlığı birkaç kez okumama rağmen açıklığa kavuşturamadım.

Facebook Yorumları

Yusuf

Şeyma’nın eşi, Bilal’in babasıyım. Endüstri Mühendisiyim. Küçük şehirleri severim. Tarih ve arkeolojiye meraklıyım. Bisiklete binerim. Dağda ovada suda gezerim. Uçmak istiyorum ama tereddütlerim var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir